YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22485
KARAR NO : 2021/7332
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVALILAR : 1-… 2-…, 3-…
Taraflar arasındaki haksız eylemden kaynaklanan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın maddi tazminat bakımından kabulüne, manevi tazminat bakımından kısmen kabulüne dair verilen 12/09/2019 günlü kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından yapılan başvuru sonucunda istinaf incelemesinde; davacının istinaf başvurusunun manevi tazminat yönünden, davalıların müterafik kusur indirimi yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/06/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan… Hiz. Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti’nin işlettiği markete gittiğini ve asansöre binmek istediği esnada asansör boşluğuna düşmek suretiyle yaralandığını, diğer davalıların da bina maliki olduğunu, yaralanma sebebiyle maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 25.573,13 TL tedavi gideri, 5.000,00 TL mahrum kaldığı kar ve 5.000,00 TL iş gücü kaybı sebebiyle oluşan maddi zararı ile 500.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, talebini 26/04/2019 tarihli dilekçesi ile 26.473,54 TL geçici iş göremezlik, 291.501,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 23.486,56 TL tedavi gideri olarak artırmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 26.473,54 TL geçici iş göremezlik, 291.501,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 23.486,56 TL tedavi gideri ile 18.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, kararın davacı vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nce başvuruların kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile 23.532,03 TL geçici iş göremezlik, 259.112,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 18.476,94 TL tedavi giderine, 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlerle ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-)Dava, cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminatına ilişkin olup mahkemece hesap bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda PMF 1931 yaşam tablosu verilerinin kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Gerçek zarar miktarı; hak sahiplerinin ve desteğin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Buna göre, kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacılar murisinin muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
b-)Davacı lehine hesaplanan tazminattan, davacının müterafik kusuru nedeniyle bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa, yasal düzenlemeler gereği, BK’nun 43. ve 44. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin göz önüne alınması gerekirken, davalı yararına müterafik kusur indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2-a-b) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi Kararının BOZULMASINA, HMK 373/2 maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.