YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22638
KARAR NO : 2023/1741
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/665 Değişik İş., 2021/813 Karar
SAYISI : 2021/İHK-27350
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü/İtirazın reddi
SAYISI : 2021/6701-2021/71914
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 24.09.2019 tarihinde müvekkilinin yolcu olduğu askeri aracın yaptığı tek taraflı kazada, davacının yaralandığını, sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL maddi tazminatın davalı … şirketinden faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 409.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağını bir başkasına temlik ettiğini, bu nedenle aktif dava ehliyetinin olmadığını, usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, iddia edilen maluliyeti kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını,sigortalı aracın kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, faize itiraz ettiklerini ve kabul anlamına gelmemek ile birlikte davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi vekalet ücretinin 1/5’i oranında takdir edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. … KARARI
…’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…poliçe limiti 390.000,00 TL olduğundan, başvurunun kısmen kabulüne,389.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 02.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Doğa Sigorta AŞ’den alınarak başvurana verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A.İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; alacağın başka bir şahsa temlik edildiğini, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini,ilgili yönetmelik hükümlerine uygun bir rapor olmadığını,zararın hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarını, sigortalının tam kusurunu kabul etmediklerini, başvurucu yan lehine nispi/tam vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetince’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “hükme esas alınan maluliyet raporu ve hesap raporunun beniimsenmesinde hata yapılmadığı, davacı lehine tam vekalet ücreti takdirinde hata yapılmadığı, bu sebeple kararını usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile … kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1, 6100 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114/1-ğ maddesi.
3. Değerlendirme
1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.
Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.
MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.
Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.
Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.