YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23462
KARAR NO : 2023/417
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/6 E. 2021/269 K.
HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığına – Reddine –
Kısmen Kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, sigorta şirketine karşı açılan manevi tazminat davasının reddine, davalı sürücüye karşı açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.03.2011 tarihinde, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin epilepsi hastalığına yakalandığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; maddi ve manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemesi gerektiğini, talep edilen miktarların müvekkilince ödenemeyeceğini, davacının epilepsi hastalığının kaza durumunda gerçekleşemeyeceğini, kaza sonrası Bergama Devlet Hastanesi’nde alınan raporda böyle bir hastalığın çıkmadığını, davacı tarafın diğer iddialarının kazayla bir bağlantısı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2013/107 Esas, 2015/477 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden sigorta şirketine karşı talebin reddine, diğer davalı yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 15.000,00 TL’ nin 28.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’ tan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarih ve 2017/886 Esas, 2019/9353 Karar sayılı ilamı ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararı; davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının temyiz itirazının ise kusur durumu ve zararın ağırlığı dikkate alınınca manevi tazminatın bir miktar az olduğu ve hakkaniyete uygun manevi tazminat belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile kabulüne karar verilerek bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının davalı sgorta şirketi yönünden reddine, davacının yaşadığı manevi acıların bir nebze olsun giderilebilmesi için manevi tazminatın amacı, hakkaniyet ilkesi, paranın alım gücü, kusur durumu, davacının yaşanan kaza sonrasında malul kalacak şekilde yaralanmamış olması, yanların dosya kapsamı ile sabit olan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak 35.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’ tan alınarak davacı vefat ettiğinden davayı takip eden mirasçılarına miras hisseleri oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bozma sonrası takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminat belirlenirken davalının ekonomik durumunun dikkate alınmadığını, bu manevi tazminat miktarı ile davalının ekonomik olarak acze düşeceğini, davacıların sebepsiz zenginleşeceğini, davacı tarafa maddi tazminat olarak kaza ile açıklanan maddi zararlar arasında illiyet bağı olmamasına rağmen davalı … tarafından fahiş bir ödeme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda tazminatın ilk karar ile aynı miktarda olması ve ilk kararın bozmadan sonra davacı tarafından icraya konu edilmesi üzerine sigorta şirketince tam olarak ödenmesi sebebiyle ödeme nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekip gerekmediği ve asıl alacağın fer’ ileri yününden de hüküm kurulup kuralamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ nun 49 uncu ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 85 inci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı …’a yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.