Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23486 E. 2021/9998 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23486
KARAR NO : 2021/9998
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … Vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 02/12/2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/11/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Mahkeme gerekçeli karar başlığında, dava tarihinin 02.12.2014 tarihi olarak yazılması gerekirken, 07.08.2015 tarihi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; bir davanın hem zamanaşımından hem de esas yönünden reddinin usul kurallarına aykırı olduğu, tahkikat aşamasına geçilmeden önce zamanaşımı def’i hakkında bir karar verilmesi, reddi halinde işin esasının incelenmesi gerektiği halde davanın hem zamanaşımından hem de esastan reddine dair çelişkili gerekçeyle karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda davaya konu icra takibinin 18.06.2004 tarihinde başlatıldığı, alacaklı vekilince son olarak 19.03.2006 tarihinde borçluların adresinin tespitinin talep edildiği ve bu tarihten sonra 30.11.2010 tarihli yenileme talebine kadar icra dosyasında herhangi bir işlem yapılmadığı böylece zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, özellikle davaya konu olay hakkında olay tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 503. maddesiyle düzenlenen dolandırıcılık suçunun aynı Kanun’un 504. maddesinin 7. bendi ile “Kamu kurum ve kuruluşlarının veya kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına, olarak işlenmesi halinde faile iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verileceği” düzenlemesi karşısında 765 sayılı TCK’nin 102/4. maddesi uyarınca bu suçun asli dava zamanaşımı süresinin de 5 yıl olduğu göz önünde bulundurulduğunda olayla ilgili uygulanabilecek uzamış ceza zamanışımı süresinin de dolmuş olmasına göre temyiz eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 08/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.