Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23555 E. 2023/418 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23555
KARAR NO : 2023/418
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/85 E. 2021/162 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin askerlik hizmetini yapmakta iken araç sürücüsü olarak davalı bakanlıkça işletilen ve esasen hurdaya ayrılan 10-12 kadar aracı Diyarbakır’a götürmek üzere görevlendirildiğini, aracın devrilmesi sonucu yaralanarak malul kaldığını, davalının araç işleten olarak kusursuz sorumlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işgücü kaybı bedeli ile 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 39.007,70 TL olarak ıslah etmiş, toplam miktara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmaya yetkili mahkemenin zararlandırıcı olayın gerçekleştiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, zamanaşımının gerçekleştiğini, esas yönünden de müvekkilinin olayda bir sorumluluğunun bulunmadığını, istenilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2011/460 Esas, 2015/524 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davacının ıslahla talep ettiği 38.007,70 TL’lik işgöremezlik zararı ile ilgili talebinin zamanaşımı yönünden reddine, davacının işgöremezlikle ilgili dava dilekçesindeki miktar yönünden talebinin kabulü ile 1.000,00 TL’nin 15.03.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL’nin 15.03.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazla taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. İlk derece mahkemesi kararı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.12.2018 tarih ve 2016/1691 Esas, 2018/11802 Karar sayılı ilamı ile davacının ıslah ile talep ettiği kısmın zamanaşımına uğradığı yönündeki mahkeme kabulünün yerinde olmadığına dair temyiz itirazı kabul edilerek, Adli Tıp Kurumu raporlarından kazadan sonra gelişen durum bulunduğu ve davacının tedavi süreçlerinin kazadan sonra sürdüğü anlaşıldığından zararın tam miktarının öğrenildiği tarihin 15.01.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun okunduğu 15.05.2015 tarihi olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda ıslahın zamanaşımı süresi içinde yapılmış olması karşısında ıslahı zamanaşımına uğradığı kabulünün hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuş, davalının hesaba ilişkin temyiz itirazlarının ise bozmanın sebep ve şekline göre incelenmesine gerek görülmemiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne, 39.007,70 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 15.03.3006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; mahkemece gelişen durumun varlığı kabul edilerek zamanaşımı süresinin 15.05.2015 tarihi olarak kabulünün hatalı olduğu, davacının sürücünün işletene karşı dava açmasının mümkün olmadığını, faiz başlangıcının ise hatalı belirlendiğini, alacağın tamamına olay tarihinden itibaren faiz belirlenmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ıslah ile talep edilen tazminatın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, işletene karşı sürücünün uğradığı maddi ve manevi zararlar için dava açıp açamayacağı ve faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinde hata bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ nun 49 uncu ve devamı maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.