Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23613 E. 2023/1944 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23613
KARAR NO : 2023/1944
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/453 E., 2021/453 K.
SAYISI : 2021/İHK-17408
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü – İtirazın Reddi
SAYISI : 2021/30639

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ve davalıya kasko sigortalı aracın yaptığı kaza sonucu hasar gördüğünü belirterek oluşan hasarın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça belge sunulmadığından yeterli inceleme yapılamadığını, fatura ile ispat edildiği takdirde ödeme yapılacağını, parça bedellerinde iskonto uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 95.060,84 TL’nin 04.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı … şirketinden tahsili ile başvurana ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, değişmesi gereken parça bedellerinin eşdeğer olarak takdir edilmesi gerektiğini, sigortanın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, sigorta şirketinin KDV’den sorumluluğunun ancak KDV ödendiği fatura ile ispatlandığı takdirde doğabileceğini, iskonto uygulanmaksızın belirlenen hasar bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, hükmedilen faiz türünün ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, değişmesi gereken parçaların orijinal fiyatları üzerinden hasar miktarına dahil edildiğini, başvuran aracını bizzat tercih ettiği onarım servisinde tamir ettirmiş olup müvekkil şirketin başvuranın gerçek zararını karşıladığını, sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için başvuran tarafın KDV ödediğini ispatlaması gerektiğini, iskonto uygulanmaksızın belirlenen hasar bedelinin hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1401 vd. maddeleri 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.

Açıklanan nedenlerle; Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

VI. KARAR

1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde yer alan “13.074,73 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi