Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23676 E. 2023/1676 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23676
KARAR NO : 2023/1676
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/201 E., 2019/378 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.10.2010 tarihinde, davacının sevk ve idaresinde bulunan araç ile davalılardan … Ltd. Şti’ye ait ve diğer davalı …’ın sevk ve idaresinde bulunan aracın çarpması sonucunda davacının vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaralanarak malul kaldığını, yaralanmadan dolayı uzun bir süre çalışamadığını, birkaç kez ameliyat olmak zorunda kaldığını, tedavisinin halen devam ettiğini, davacının ücret mukabili şoför istihdam ettiğini, bu durumun ek külfet getirdiğini, zarara uğramasına neden olduğunu, yaralanma sebebiyle iş ve güç kaybına uğradığını, kazanın oluşumunda davalı …’ın asli kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 30.570,29 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde her iki tarafın kusurunun bulunduğunu, davacının kaza nedeniyle personel istihdam ettiği iddiasının kabul edilebilir olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.10.2015 tarihli, 2013/155 Esas 2015/312 Karar sayılı kararı ile; “Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından; 27.10.2010 günü meydana gelen trafik kazasında davacının … plakalı araç ile çevre yolundan Kumbağ istikametine doğru seyrettiği sırada karşı istikametten gelen … Ltd.Şti.ne ait ve diğer davalı … sevk ve idaresinde bulunan … plakalı araçla çarpışması neticesi yaralandığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurumunun 11.03.2015 tarih 4169 karar numaralı raporuna göre çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %2 9.0 oranında olduğu ve iyileşme süresinin gelişen komplikasyonlar sebebiyle 36 aya kadar uzayabileceği, alınan bilirkişi raporuna göre davacının maddi tazminat kaybının 61.140,58 TL.olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 260/171011-69707/7155 sayılı raporunda davalı ve davacının otomobille taşıt trafiğine kapatılmış yola girip tehlike arz edecek tarzda seyretmesinden dolayı eşdeğerde kusurlu bulunduğu anlaşıldığından, davacının kusur durumu gözönüne alınarak hesaplanan maddi tazminattan % 50 oranında indirim yapılarak ıslah edilen maddi tazminat talebinin kabulü ile 30.570,29 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının çekmiş acı ve ızdırabın kısmen olsun giderilmesi için olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının müterafik kusuru da nazara alınarak haksız zenginleşme yaratmayacak şekilde takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermektiği” gerekçesiyle 30.570,29 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarihli, 2016/2930 Esas 2018/12236 Karar sayılı kararıyla; “Mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması ve tedavi görmesi nedeniyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; özellikle kazanın oluşumundaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü vs. hususlar göz önünde bulundurularak davacı için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, bir miktar yüksek manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir” gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle 30.570,29 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ve re’sen ele alınacak nedenlerle usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sevk ve idaresindeki araçla davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49,51,54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86,87, 89 ve 90 ıncı maddeleri.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.