Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23751 E. 2023/1193 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23751
KARAR NO : 2023/1193
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/467 Değişik İş – 2021/443 Karar
SAYISI : 2021/İHK-19599
HÜKÜM/KARAR : Davacı vekili ve davalı vekilinin itirazının kabulüne Uyuşmazlık Hakem
Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne
SAYISI : K-2021/41015

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekili ve davalı vekilinin itirazının kabulüne … kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin 05.01.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000 TL sürekli iş göremezlik ve 100 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 97.407,95 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından ödeme teklif edilmesine rağmen ibraname imzalanıp gönderilmediğinden müvekkilinin vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu olmadığını, davacı tarafından sunulan raporun ilgili yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmediğini, bu nedenle başvurunun usulden reddinin gerektiğini, sigortalının kusurunun tespitinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının kaza sırasında kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının %7 oranında sürekli maluliyeti olduğunun ve iyileşme süresinin 3 ay olduğunun tespit edildiği, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği” gerekçesiyle başvurunun kabulüne 100 TL geçici iş göremezlik ve 5.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100 TL’nin 12.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; süresinde ıslah dilekçesi sunulmasına rağmen Uyuşmazlık Hakem Heyetince ıslahın dikkate alınmadan karar verildiğini, faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili tarafından ödeme teklif edilmesine rağmen ibraname imzalanıp gönderilmediğinden müvekkilinin vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu olmadığını, davacı tarafından sunulan raporun ilgili yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmediğini, bu nedenle başvurunun usulden reddinin gerektiğini, kusur raporunda yer alan tespitlerin hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının kaza sırasında kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Uyuşmazlık Hakem Heyetince temerrüt tarihinin mevzuata uygun şekilde belirlendiği, bu hususa ilişkin davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesini sunmasına rağmen dikkate alınmadığı, sigortalı aracın ticari taksi olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi gerektiği, bu yönlere ilişkin davacı vekilinin itirazının yerinde olduğu, davacı tarafından zararın belirlenmesi için yeterli evrakla davalıya başvurulmasına rağmen ödeme yapılmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde üniversite hastanesi tarafından düzenlendiği, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, Yargıtay uygulamaları gereğince zararın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesi gerektiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi kapsamında tedavi gideri niteliğinde olmayan geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olduğu, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafça davacı ile sigortalı araç sürücüsünün uzlaştığına dair delil sunulmadığı, bu yönlere ilişkin davalı vekilinin itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, ancak davacının yaralanmasının niteliğinden kaza sırasında kask takmadığının anlaşıldığı, bu nedenle %20 oranında müterafik kusuru indirimi yapılması gerektiği, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu” gerekçesiyle davacı vekili ile davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, … kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 77.926,36 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının 12.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan raporun ilgili yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmediğini, bu nedenle başvurunun usulden reddinin gerektiğini, kusur raporunda yer alan tespitlerin hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanun’un 48 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.

Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.

MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.

Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.

5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.

Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir.

2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın …’ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.