Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23843 E. 2021/11508 K. 30.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23843
KARAR NO : 2021/11508
KARAR TARİHİ : 30.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ : Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 09/06/2020 tarih ve 2019/3355 – 2020/3300 sayılı ilamında ” ….Karar başlığında birleşen davanın numarasının, taraflarının, asıl davadan ayrı olarak belirtilmediği, davalılardan … … olarak kararda ismi yazılı olan kişinin nüfus kaydındaki ve vekaletnamedeki ve UYAP sistemindeki adının … olduğu, bu kişilerin aynı kişi olup olmadığının tespit edilmediği, asıl dava ve birleşen davada ayrı ayrı hüküm kurulmadığı gibi yargılama gideri ve vekalet ücretinin her dava için ayrı ayrı gösterilmediği, yine maddi ve manevi tazminat davaları yönünden vekalet ücretinin ayrı hesap edilmediği,mahkemenin gerekçeli kararın ifade olunan sebeplerle, infazda tereddüt uyandıracak mahiyette olduğu…. ” belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalılar … Doğal Gaz Dağ.San.Tic.A.Ş. ve … Sigorta A.Ş yönünden davanın reddine, davalılar … ve … yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile davacılar … … için 22.659,66 TL ve …için 1.051,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 17/08/2011’den işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, davalılar … ve … yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile davacı … … için 15.000 TL manevi tazminatın, davacı …için 15.000 TL manevi tazminatın, davacı … için 10.000 TL manevi tazminatın, davacı … için 10.000 TL manevi tazminatın, davacı … … için 10.000 TL manevi tazminatın, davacı … için 10.000 TL manevi tazminatın, davacı … için 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihi 17.8.2011′ den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve … …’den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı …vekilinin bu davacı lehine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin temyiz sebebinin incelenmesinde;
1086 sayılı HUMK ek madde 4/2 gözetildiğinde Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin ilgili ilk bozma ilamından önce verilen yerel mahkeme karar yılı 2015 olup, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu kararda davacı …1.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş olup, davalı şirketler yönünden dava reddedilmiştir. Karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, adı geçen davacı için kabul edilen maddi tazminat kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı …vekilinin maddi tazminat istemli temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına,davalı … Tic.ve San. AŞ’nin dosya kapsamında işletenlik sıfatının kanıtlanamamış olmasına, davacılar lehine manevi tazminatın takdirinde T.B.K.nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK’nın 3. maddesinde işleten sıfatının ../…
belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay’ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
Diğer yandan, 2918 sayılı KTK’nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda davalı kamyon sürücüsü … kolluktaki ifadesinde kamyonu ile nakliyecilik işi yaptığını,olay günü de iş için Yenimahalle civarına gitmek için seyir halinde olduğunu beyan etmiştir.Yine 31/12/2012 tarihli sigorta denetim raporundaki beyanında” 1996 yılından beri kamyon ile yük taşımaclığı yaptığını,herhangi bir işverene bağlı çalışmadığını,2011 yılının 5. ve 8. aylarında … Doğalgaz AŞ.’ye ait işyerinde faturalı iş yaptığını “belirtmiştir.
Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/254E-2012/611K sayılı dosyasında keşif aşamasında dinlenen tanıklar…ve … “… Belediyesinde zabıta destek hizmetlisi olarak çalıştıklarını, olay günü saat: 13.50 sıralarında görevli oldukları minibüsün içinde oturdukları esnada, yanlarından sanığın kullandığı kamyonun, onun ardından da maktulün kullandığı motorsikletin geçtiğini ve hemen sonrasında gürültü duyduklarını, koşup olay yerine geldiklerini, motorsikletin yerde devrik vaziyette olduğunu, maktulün motorsikletin yanında yerde yattığını, az ileride ise kamyonun yavaşlamak üzere olduğunu, Hakan Tuğrul’un kamyon sürücüsüne bağırıp ıslık çaldığını ve kamyonun durduğunu, kamyon sürücüsüne kaza yaptığını söylediklerini, kamyonun ön tarafında cama asılı vaziyette … görevlisi yazdığını”beyan etmişlerdir.
Tüm bu hususlar birlikte nazara alındığında her ne kadar davalı … Doğalgaz Dağıtım San. ve Tic A.Ş. dava konusu aracın kayden maliki olmasa da,kaza sırasında söz konusu aracın bu firmanın işini yapmak üzere kullanıldığı ceza dosyasındaki tanık ifadeleri ile sabit olup yukarıda izah edilen yasa hükümlerine göre aracın işletenidir. Bu nedenle meydana gelen zarardan işleten sıfatıyla sorumludur.
Bu durumda mahkemece, davalı … Doğalgaz Dağıtım San. ve Tic A.Ş’nin işleten olduğu nazara alınarak bu davalı yönünden de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı …’in yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılmış olup gerekçeli karar başlığında ölü …’in davacı olarak adının yazılması ve hakkında manevi tazminattan hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin maddi tazminat davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 30/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.