Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23989 E. 2023/419 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23989
KARAR NO : 2023/419
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/153 E., 2021/189 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu maluliyet nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.09.2011 tarihinde, davalıya trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı trafik kazası nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin malul kaldığını, daha önce davalıya karşı Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtıkları davanın kabul edildiğini o dava sırasında müvekkilinin maluliyet oranının % 32,3 olarak tespit edilmesine karşın aradan geçen sürede müvekkilinin maluliyetinin arttığını ve kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma geldiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL (7.000,00 TL iş göremezlik ve 1.000,00 TL bakıcı gideri) tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.04.2015 tarihinde iş göremezlik talebini 19.964,13 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile daha önce açılan dava sonrası sulh olunduğunu, kesin hüküm bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2015 tarihli ve 2013/536 Esas, 2015/561 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile davacının ıslahla talep ettiği 19.964,13 TL iş göremezlik zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.11.2018 tarihli ve 2015/18827 Esas, 2018/10110 Karar sayılı ilamı ile; maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, önceki yargılamada ve huzurdaki dosyada ise hatalı olarak maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ ne göre belirlenmiş olduğunu, mümkünse ilk davadaki maluliyet raporunun (15.04.2013) tarihi itibariyle maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi ve yine bu tarihten sonra maluliyet oranında bir artış olup olmadığının aynı yönetmeliğe göre tespiti için rapor alınması ve bu rapor sonucuna göre hüküm kurulması için bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, rapor alınmış, bu rapora göre ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 19.964,13 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; ilk davada taraflar arasında sulh sağlanarak ödeme yapılıp ibraname da alındığını bu nedenle bu davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, bozmaya uyularak dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği ve ilk davada belirlenen maluliyet oranından sonra gelişen durum bulunup bulunmadığı maluliyet oranında artış olup olmadığının sorulduğunu, Adli Tıp Kurum raporunda gelişen duruma ve artan maluliyete ilişkin tespit bulunmadığını, bozma gereğinin yerine getirilmediğini, davacı tarafından maluliyet ve aktüer raporlara itiraz edilmemesi sebebiyle doğan usuli kazanılmış haklarının dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının maluliyet oranında artış olup olmadığı, bakiye iş göremezlik tazminatı bulunup bulunmadığı, mahkemece bu hususta yapılan araştırmanın bozmaya uygun olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 85, 89, 90, 91 ve 95 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Bozma ilamında 15.04.2013 tarihindeki maluliyet oranının mümkün ise tespitine ve o tarihten sonra maluliyet oranında artış olup olmadığının, olmuş ise nedenleri de tartışılarak gelişen durum olup olmadığının belirlenmesine karar verilmiştir. Mahkemece bozmadan sonra Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış, bu rapor her ne kadar kaza tarihi itibariyle yürürlükteki yönetmeliğe göre düzenlenmiş ise de raporda ilk davadaki rapor tarihi 15.04.2013’ten itibaren davacının yaralanmasına bağlı maluliyetinde gelişen durum olup olmadığı hususunda yeterli açıklama yapılmamıştır. Bu durumda bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacının 15.04.2013 tarihi itibariyle belirlenen maluliyetinde bu tarihten sonra gelişen durum olup olmadığının tam olarak belirlenmeden karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.