YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24745
KARAR NO : 2021/10370
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … idaresi, davalı … hakkında vergi borcu nedeniyle aleyhine takip yaptıklarını, takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını diğer davalı …’e devrettiğini belirterek ,bu tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı, Yargıtay…..Hukuk Dairesinin 10/02/2020 tarih 2019/6093 Esas 2020/902 Karar sayılı ilamı ile temyizden sonra davacı vekili tarafından verilen 15/08/2016 havale tarihli dilekçe ile ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı belirtilerek temyiz incelemesinin buna göre yapılması istendiği bildirildiği, mahkemece, davacı vekilinin davanın ödeme nedeniyle konusuz kaldığı yönündeki beyanı değerlendirilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozmadan sonra konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddesinden kaynaklanan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
HMK’nun 331.maddesine göre davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderine hükmetmelidir. Somut olayda, davalı kamu borçlusu Nejdet, 2007-2011 yılları arasındaki tefecilik faaliyetinden dolayı 19/12/2012 ve 20/12/2012 tarihli vergi inceleme raporlarına göre idari para cezasına çarptırılmıştır. Bu halde borcun doğumunun 2007 tarihi olarak kabulü ile borcun doğumundan sonra 22/05/2009 tarihindeki davalı halasına yapılan satışın 6183 sayılı Yasa’nın 28.maddesine göre iptali gerekmesine göre, davacı idare bu davada haklıdır. Bu halde yargılama giderlerinin davalılar aleyhine hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlıklığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2. bendinin hükümden silinerek yerine “59.30 TL maktu karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına “ ibaresinin yazılmasına, 3.bendinin hükümden silinerek yerine “ Davacı kurum tarafından yapılan 539.45 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı kuruma verilmesine “ ibaresinin yazılmasına, 5.bendin hükümden silinerek yerine “ Davacı lehine 3.400 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilimesine “ ibaresinin yazılmasına 7.bendin hükümden çıkartılmasına hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.