YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25425
KARAR NO : 2023/5249
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/718 E., 2021/718 K.
SAYISI : 2021/İHK-28940
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü – itirazın reddi
SAYISI : 2021/87709
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.11.2018 tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan aracın yaya konumdaki davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 167.300,92 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı kazaya ilişkin olarak daha evvel başvuruda bulunduğunu ve usulden red kararı verildiğini, bu nedenle kesin hüküm oluştuğunu, kazanın meydana geldiği okul bahçesinin karayolu olarak sayılamayacağını, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, kusur oranlarının ve zarar miktarının bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, davacının SGK’dan aldığı bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini, davalının temerrüdünün oluşmadığını, bu nedenle başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile teknik faizin uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “olayın meydana geldiği yerin karayolu bağlantısı olması nedeniyle karayolu sayıldığı, usule uygun maluliyet raporu ve hesap raporunun hükme esas alınması gerektiği” gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 167.300,92 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının aynı kazaya ilişkin olarak daha evvel başvuruda bulunduğunu ve usulden red kararı verildiğini, bu nedenle kesin hüküm oluştuğunu, kazanın meydana geldiği okul bahçesinin karayolu olarak sayılamayacağını, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, davacının yaşının küçük olması nedeniyle anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünün olduğunu, kusur oranlarının bilirkişilerce tespiti gerektiğini, davacının SGK’dan aldığı bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini, davalının temerrüdünün oluşmadığını, bu nedenle başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile teknik faizin uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının aynı kazaya ilişkin olarak daha evvel başvuruda bulunduğunu ve usulden red kararı verildiğini, bu nedenle kesin hüküm oluştuğunu, kazanın meydana geldiği okul bahçesinin karayolu olarak sayılamayacağını, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, davacının yaşının küçük olması nedeniyle anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünün olduğunu, kusur oranlarının bilirkişilerce tespiti gerektiğini, davacının SGK’dan aldığı bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini, davalının temerrüdünün oluşmadığını, bu nedenle başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile teknik faizin uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, 28.11.2018 tarihinde davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, olayın meydana geldiği yerin okul bahçesi olması karşısında anayol ile bağlantısının olması nedeniyle karayolu olarak sayılmasının yerinde olmasına, hükme esas alınan maluliyet ve hesap raporunun denetime elverişli ve usule uygun olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, kaza tespit tutanağı ile soruşturma aşamasında alınan kusur bilirkişi raporunun birbirini destekler şekilde olmasına göre kusur oranlarında çelişki bulunmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmeden … kararına bu nedenle yapılan itirazın reddine karar vermesi doğru değildir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca … kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile … kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “19.843,00 TL” ibaresi çıkarılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.