Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25600 E. 2022/16258 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25600
KARAR NO : 2022/16258
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından talep edilmiş, davacılar vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 06.12.2022 salı günü davacılar vekili Av. … geldi, davalılar adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili; 06.01.2012 tarihinde davacılardan … idaresindeki motosiklete davalı … nezdinde … ve … poliçesi ile sigortalı olan ve davalı sürücü/işleten …’in idaresindeki aracın çarpmasıyla gerçekleşen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak %62 oranında maluliyeti oluştuğunu, karşı aracın asli kusurlu olduğunu, davacı sürücü …addi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacı … için 150.000,00 TL, davacı anne … ve eş … için ayrı ayrı 50.000,00’er TL, davacı kardeşler … ve … için ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 22.02.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 275.034,62 TL ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili; … poliçesi kapsamında davacıya 06.01.2012 tarihinde 65.821,00 TL; 14.01.2015 tarihinde 55.070,97 TL; 16.01.2015 tarihinde 9.718,40 TL ödendiği, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/927 E. sayılı dosyada sulh anlaşması gereği 26.11.2015 tarihinde 21.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, davacı …’ın kask takmaması ve uygun kıyafet giymemesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması ve yeni bir maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili; … ve kasko poliçelerinde belirlenen limitlerin davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerini karşıladığını, kasko poliçesinde artan mali sorumluluk kombine tek limit sınırsız teminatı dahilinde manevi zararın da kapsam dahilinde olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde tüm talepler yönünden diğer davalının sorumluluğu bulunduğunu savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; kazanın meydana gelmesinde davacının %20 ve davalı sürücünün %80 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza sırasında kask takıp takmadığının belirlenemediği, davacı …’ın %58 oranında maluliyeti bulunduğu, davacı tır şoförü olup aylık kazancının asgari ücretin 1.2 katı olarak esas alındığı, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler düşülerek düzenlenen aktüer raporunun benimsendiği, davacı …’ın yaralanmasının ağırlığı, davalı sürücünün kusur oranı nazara alınarak manevi tazminata hükmedildiği belirtilerek; davacı …’ın maddi tazminat isteminin kabulü ile 273.015,37 TL bakiye sürekli iş göremezlik ve 2.019,25 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 275.034,62 TL maddi tazminatın davalı …’dan kaza tarihinden itibaren, davalı … şirketinden (… ve Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Poliçesi düzenleyicisi) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı … şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla), davacı … için 50.000,00 TL, davacı … için 15.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı …’ın maluliyetinin kafa travmasına bağlı olduğu nazara alınarak kask takmama nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davalı … şirketinin aracın hem … hem de … poliçesini tanzim ettiği, poliçede kombine limit benimsendiği ve manevi tazminatın da teminat altına alındığı, ancak davacının davalı … şirketinden manevi tazminat talebinde bulunmadığı, davacıya davalı … tarafından 145.608,00 TL ödeme yapıldığı, trafik sigortası poliçe limiti 225.000,00 TL olup bakiye limitin 79.392,00 TL kaldığı, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına sunulan ibranamede davacının … poliçe teminat limitine kadar sürücü, işleten ve trafik sigortacısını açıkça ibra etmesi nedeniyle … poliçesi bakiye limiti olan 79.392,00 TL lik kısmı davalılardan talep edemeyeceği, ancak maddi tazminattan ve ibranameye konu olmayan geçici iş göremezlik zararından … poliçesi kapsamında davalıların sorumluluğunun devam ettiği, o halde bilirkişi tarafından hesaplanan 273.015,37 TL den 79.392,00 TL bakiye limitin mahsubu sonrası kalan 193.623,37 TL üzerinden kask kullanmama nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılarak bakiye sürekli iş göremezlik zararının 154.898,69 TL olarak belirlendiği, davacının … poliçesi kapsamında sigorta şirketine başvuru yapması, … poliçesi kapsamında bir başvuru yapmaması nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olup davacı vekilinin faiz başlangıcına yönelik itirazının reddedildiği, davacı … yönünden takdir olunan manevi tazminat az olup yükseltilmesi gerektiği, diğer davacılar lehine takdir edilen manevi tazminatın hak ve nasafet ölçüsünde olduğu, davacının manevi zararını dava dilekçesinde sadece davalı sürücüden talep etmesi nedeniyle davalı sürücünün manevi zarardan davalı … şirketinin sorumlu olduğuna yönelik itirazının reddedildiği gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı …’ın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 154.898,69 TL bakiye sürekli iş göremezlik ve 1.615,40 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 156.514,09 Tl maddi tazminatın davalı …’dan kaza tarihi olan 06/01/2012 tarihinden, davalı … şirketinden dava tarihi olan 07/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı …’ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı … için 15.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı … dışındaki diğer davacıların temyiz istemlerinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, temyiz sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı belirlenecektir.
Somut olayda; davacılar vekili dava dilekçesinde davacı … ve … için ayrı ayrı 50.000,00’er TL, davacı … ve … için ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükümde davacı … için 10.000,00 TL, davacı … için 15.000,00 TL, davacı … ve … için 5.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacılar …, …, … ve … vekilinin adı geçen davacılar bakımından temyize konu ettiği miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp, adı geçen davacıların temyiz dilekçelerinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı … vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar veriliş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı … ve davalı … vekillerinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar …, …, … ve …’ın temyiz dilekçelerinin HMK nın 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı …’dan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 14.790,80 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 06.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.