Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25659 E. 2023/4420 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25659
KARAR NO : 2023/4420
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/İHK-31237
HÜKÜM/KARAR : Kabul / itirazın reddi
SAYISI : K-2021/82746

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacının yolcu olduğu aracın 09.11.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafından bir kısım ödeme yapılmış ise de ödemenin zararı karşılamadığını, davalıya başvurulmasına rağmen bakiye zararın ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 200,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ıslah dilekçesi ile dava değerini 108.729,23 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davacının başvurusu üzerine ödeme yapıldığını ve davacının zararının karşılandığını, davacının soruşturma aşamasında şikayetçi olmaması nedeniyle dava açma hakkının ortadan kalktığını, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, olayın iş kazası olması halinde davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kaza nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının %49 oranında malul kaldığının tespit edildiği, kaza tespit tutanağı ve diğer belgelere göre kazada sigortalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının zararının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 108.729,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.02.2021 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesinin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı ilamının eldeki uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmadığını, iptal kararı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümlerinin yürürlükten kaldırılmadığını, ayrıca iptal kararının geriye yürümeyeceğini, dolayısıyla iptal kararının karar tarihinden sonra düzenlenen poliçelere uygulanması gerektiğini, sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu tazminat miktarının hesaplanmasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ilâ 56 ncı maddelerinden farklı kurallara tabi olduğunu, hesaplamada progresif rant yönteminin esas alınmasının hatalı olduğunu, %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, ödeme tarihi itibarıyla alacağın tamamen karşılandığını ve bakiye alacak kalmadığını, davacının yeterli ehliyeti olmayan sürücünün aracına bilerek binmesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasında alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücünün asli, karşı araçta yolcu olan davacının kusursuz olduğunun tespit edildiği, bu nedenle sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuruna dayalı olarak hesap bilirkişi raporu alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun üniversite hastanesi tarafından olay tarihindeki yönetmeliğe uygun şekilde ve davacının güncel muayenesi yapılarak düzenlendiği, Yargıtay uygulamaları gereğince hesaplamada progresif rant yönteminin esas alınması gerektiği, bilirkişi raporunda ödeme tarihi itibarıyla davacının zararının karşılanmadığının belirlendiği, davacının emniyet kemerini takıp takmadığının dosyadan anlaşılmadığı, davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kazada kusuru olmadığından yeterli ehliyete sahip olmamasının kazada etkili olmadığı, davacı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde: itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle … kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek … kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası (…) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araçta yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu, 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 09.11.2018 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporunda hangi yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği anlaşılamamaktadır.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

3. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın …’ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.