Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25683 E. 2023/476 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25683
KARAR NO : 2023/476
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/203 E., 2020/296 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait cenaze aracının davalı sürücü yönetiminde iken karıştığı kazada hasarlandığını, davalının kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL hasar ve değer kaybı ile aracın işletilememesinden ötürü oluşan zarar olarak şimdilik 100,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş; 20.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 21.914,94 TL hasar, 5.600 TL değer kaybı ve 3.000 TL işletme kaybının davalıdan tazminini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; cenaze sahipleri ile cenazeyi Mersin’e götürmek için yola çıktığını, gişelerden sonra yolun virajlı bölümünde karşıdan ters istikametten gelen tırı gördüğünü, ona çarpmamak için frene bastığını, direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, cenaze sahiplerinin olaya tanık olduğunu, olayda kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.05.2015 tarihli ve 203/352 Esas, 2015/199 Karar sayılı kararı ile davalı sürücü …’ın sevk ve idaresindeki araçla tam kusurlu olarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 21.914,94 TL araçta meydana gelen hasar bedeli ile 5.600,00 TL değer kaybı toplam 27.514,94.-TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 03.03.2016 tarihli ve 2015/14143 Esas, 2016/2662 Karar sayılı ilamı ile;
“…Davaya konu kazaya ilişkin olarak resmi görevlilerce düzenlenen kaza tespit tutanağında,
sürücü beyanına göre, yolu ters kullanan karşı istikametten gelen … plakalı bir tıra çarpmamak için doğrultu değiştirmek istemesi nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kazanın meydana geldiği belirtilmiş; davalıya doğrultu değiştirme manevrasını yanlış yapması nedeniyle kusur verilmiştir. Davalı, cevap dilekçesinde cenaze sahipleri ile birlikte cenazeyi Mersin’e götürürlerken, gişelerden sonra yolun virajlı kısmında karşıdan ters istikametten gelen tırı görünce ona çarpmamak için frene bastığını, direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığını savunmuştur.

Kaza anında davalının yanında bulunan cenaze sahipleri … ve … tanık olarak dinlenmişler, karşıdan ters istikametten gelen tırın varlığını ve davalının ona çarpmamak için direksiyonu kırdığında, direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, kazanın bu şekilde olduğunu doğrulamışlardır. Hükme esas alınan ve terditli düzenlenen bilirkişi raporunda davalının ters yönden gelen tır aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesine ve tek taraflı kaza yapmasına neden olduğu yönündeki iddiası ve tanıkların bu iddiayı doğrulayan beyanlarına itibar edilmesi halinde meçhul tır şoförünün trafik işaret levhalarına riayet etmeyerek otobanda ters yönde seyrettiğinden kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, bu halde davalının kusurunun olmadığı belirtilmiştir.

Davalı başından beri plakası alınamayan tırın ters yönden karşıdan seyretmesi sebebiyle kazanın olduğunu söylemiştir. Kaza tespit tutanağında davalı sürücünün beyanı ve dinlenen tanık beyanlarıyla da tırın olduğu sabittir.

Bu durumda terditli bilirkişi raporuna göre tır sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davalının başından beri plakası alınamayan tırın ters yönden karşıdan seyretmesi sebebiyle kazanın olduğunu söylediği, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün beyanı ve dinlenen tanık beyanlarıyla da tırın olduğunun sabit olduğu, bu durumda terditli bilirkişi raporuna göre tır sürücüsünün %100 kusurlu olduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı cenaze aracı sürücüsü …’ın Adana-Mersin güzergahında TEM otoyolunda seyrederken kaza yaptığı ve beyanlarında ters istikametten gelen bir tırdan bahsetmişlerse de bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olup, beyanlarının çeliştiğini, kazanın meydana geldiği yerin otoyol olup ters istikametten giriş yapmanın mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağında davalının doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmaktan kusurlu bulunduğunu, varlığı soyut iddialara dayalı otoyol gibi bir yerde ters istikametten geldiği söylenen araca kusur yüklenerek davanın reddinin doğru olmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı adına kayıtlı aracın davalı sürücünün sevk ve idaresinde iken karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyeti nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 50, 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalının en başından beri ters yönden gelen tır nedeniyle kazanın meydana geldiğini savunduğu, kaza tespit tutanağında da dinlenen tanık beyanlarında da sözü edilen tırın kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.