YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25768
KARAR NO : 2023/5512
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/62 E., 2021/157 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.08.2012 tarihinde davalıların sürücüsü işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacı …’nın yaya olan annesi … ve kızı…’a çarpması neticesinde annesinin vefat ettiği küçük…’un da malul kaldığını beyanla davacı … için bakıcı, tedavi ve ulaşım giderleri için 1.000,00 TL, davacı … için kazanç kaybı için 1.000,00 TL, … için bakıcı gideri, tedavi gideri, sürekli iş göremezlik zararı ve kazanç kaybı için 1.000,00 TL, …’un maluliyeti nedeniyle uğradığı manevi zarar ve davacı annesinin çocuğunun maluliyeti nedeniyle uğradığı manevi zararın giderilmesi amacıyla davacı … için 10.000,00 TL, küçük… için 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işleten yönünden olay tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde; kusura itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Ak Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ödeme yapıldığından bahisle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli 2014/198 E., 2015/225 K. sayılı kararıyla; iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; konusuz kalan maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı … için 12.000,00 TL, davacı … için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’den kaza tarihi olan 12.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.10.2018 tarihli 2015/17681 Esas-2018/9390 Karar sayılı kararı ile “…Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle manevi tazminatın takdirinde 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesindeki (6098 sayılı TBK m. 56) özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına ve uzman bilirkişi raporunda belirtilen maluliyet oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına…” şeklinde gerekçe ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacılar vekilince kararın düzeltilmesinin talep edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 25.11.2020 tarihli ve 2019/2449 Esas -2020/7689 Karar sayılı ilamı ile “Somut olayda, kaza tarihi, olayın oluşu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumularına ilişkin hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı çocuk… için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüştür. Bu sebeple davacı çocuk Esma için manevi tazminat miktarı bir miktar artırılmak suretiyle hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekir iken onanmasına karar verilmesinin yanılgıya dayalı olduğu tespit edilmiş olup, Dairenin 23.10.2018 gün ve 2015/17681- 2018/9390 sayılı onama kararının kaldırılmasına ve bu davacı yönünden yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir” gerekçesi ile hükmün bozulmasına; davacılardan … için hükmedilen manevi tazminat tutarı yönünden, davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı … için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’den kaza tarihi olan 12.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olan kısımlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, dosya kapsamındaki davacı …’a ait tedavi ve hastane belgelerine göre davacıda ayakta eğrilik, bacakta kısalık, elde eğrilik, yürüme zorluğu, ayaklarda elde yaralar bulunmakta olduğunu, daha ileri ameliyatların da gerekebileceğinin doktorları tarafından ifade edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılar … ve … vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davada toplanan delillere göre, davacı ve davalı tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının birbirleriyle eşit seviyede olduğunu, daha önce hüküm altına alınan tazminat miktarlarının gerçek zararı karşılamaya yeterli ve elverişli olduğunu, buna rağmen mahkemece başkaca bir tazminat ödeme kararı verilecek ise, davalıların önceki karardan hemen sonra davacı tarafa ödeme yapmış olması hususunun da dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü ve 56 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalılar … ve … vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ve davalılar … ve … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılar ve davalılar … ile …’e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.