Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25815 E. 2022/14276 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25815
KARAR NO : 2022/14276
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 13.03.2019 Gün 2016/3304 Esas, 2019/2934 Karar sayılı ilamında; “….Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hayatın olağan akışına göre; trafik kazası sonucu davacıların küçük çocuğu ölmeseydi 18 yaşına gelmesi ile birlikte gelir elde edeceği ve ana ve babaya bakacağı muhtemeldir.
Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda; desteğin olay tarihinde 11 yaşında olduğu ve 15 yaşından itibaren yardım ve hizmet ederek destek olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de bu hesaplama şekli Yargıtay’ın yerleşik kararlarına uygun değildir. Tazminat hesabında küçüğün gelir elde etmeye başlayacağı yaşın 18 yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihinde 11 yaşında olan destek için yetiştirme gideri de düşülmediği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı Yasa’nın 327. maddesinde ise “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir.
Her babanın ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir.
Daire ilkelerine göre; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5’er, anne çalışmıyorsa sadece babadan yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece, anlatılan bilgiler ışığında yeni bir aktüer bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; Haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK’nun 99/1. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları’nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, davalı … şirketine davadan önce başvuru bulunmadığı anlaşılmakla, davalı … yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir….” gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacı … için 12.670,70 TL maddi tazminatın olay tarihinden (16.11.2008’den) itibaren yasal faiziyle birlikte (davalı Ergo Sigorta A.Ş.yönünden sigorta poliçesindeki limitle sınırlı olmak kaydıyla ve dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı … için 6.635,02 TL maddi tazminatın olay tarihinden (16.11.2008’den) itibaren yasal faiziyle birlikte (davalı Ergo Sigorta A.Ş. yönünden sigorta poliçesindeki limitle sınırlı olmak kaydıyla ve dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat istemi yönünden karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yargılama yapılmış olmasına, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 989,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı Ergo Sigorta A.Ş.’den alınmasına 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.