YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26227
KARAR NO : 2023/3258
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/566 – 2021/793
SAYISI : 2020/İHK-6204
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi /İtirazın reddi
SAYISI : K-2020/122
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
… kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.08.2016 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının bedensel zarara uğradığını, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza nedeniyle açılan soruşturma dosyasında davacının sigortalı araç sürücüsü ile uzlaşma yoluna gittiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. … KARARI
…’nin kararı ile; soruşturma dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişki kararda sigortalı araç sürücüsünün davacının tüm zararlarını karşılayarak mağduriyetini giderdiğini bu nedenle davacının şikayetten vazgeçtiğini beyan ettiği, dolayısıyla sigortalı araç sürücüsü ile uzlaştığının anlaşıldığı, TCK’nin 73/7. Maddesine göre de “Kamu davasının düşmesi suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.” şeklinde düzenleme bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A.İtiraz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının soruşturma dosyasında şikayetinden vazgeçtiğini,uzlaşma tutanağı düzenlenmediğini, davalı … şirketinin sorumluluğunun ortadan kalkmadığını, açılan dava ile davalı … şirketinin durumunu ağırlaştıran bir hususun bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve esastan yapılacak inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … kararı ve gerekçesinden bahisle verilen karara iştirak edildiğini belirterek davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253/17. maddesinde; “Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.” ve CMK’nın 253/19. maddesinde de “… Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” hükümleri yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre; taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Uzlaşma raporu da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekmektedir.
5237 sayılı TCK’nın 73/7. maddesinde “Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetinden vazgeçmesinden ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtığini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/8319 soruşturma, 2017/24 karar nolu dosya ile davalının trafik sigortacısı olduğu aracın sürücüsü hakkında davacıya yönelik taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı açılan soruşturma dosyasında sanığın üzerine atılı bulunan suçun kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olması ve eldeki dosyamızın davacısının şikayetinden vazgeçmesi nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; İtiraz Hakem Heyetince davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün davacı ile uzlaşması sebebiyle davacının tazminat haklarından feragat etmiş sayılacağı itirazı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de soruşturma dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar; tarafların uzlaşması nedeniyle değil, davacının şikayetten vazgeçmesi nedeniyle olup, uzlaşma hükümlerini düzenleyen CMK’nın 253/19. maddesinin uygulanma imkânının bulunmadığı, ayrıca soruşturma dosyasında davacının şikayetten vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtığini ayrıca açıklamadığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 73/7. maddesinin de uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile davanın reddine ilişkin karara yapılan itirazın kabulü ile esastan yapılacak inceleme ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının itirazının reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.