YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/27004
KARAR NO : 2023/5374
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/876 E., 2021/1054 K.
SAYISI : 2021/İHK-36326
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddine / İtirazın Kabulüne ve Başvurunun Kabulüne
SAYISI : 2021/100810
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir.
… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu geçerli zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 01.05.2016 tarihli trafik kazası sonucunda müvekkilinin maluliyeti oluşacak şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 68.462,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporu ve kusur oranını kabul etmediklerini, başvuran tarafından alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe göre yetkili sağlık kuruluşunda düzenlenmediğini, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Dosyaya sunulan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 09.02.2021 tarihli raporunda belirlenen maluliyet oranları, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri esas alınarak doktor heyeti içinde Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı olmayan üç kişilik Adli Tıp Uzmanınca belirlendiği, başvuranın cildinde maluliyete esas teşkil eden arıza /sekelin, konunun uzmanınca muayene edilmeksizin özür oranının belirlenmesinin yanı sıra, özür oranının kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmemiş olması nedeniyle dosyaya sunulan raporun usulüne uygun bir rapor olmadığı” gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “….maluliyet raporunun ilgili yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, uzman heyetçe düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük bulunmadığı; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğu, başvuranın araçta yolcu konumunda olduğunu, davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının %5.3 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği” gerekçesiyle başvuru sahibi vekilinin itirazının kabulü ile anılan kararın kaldırılarak yeniden hükmün oluşturulmasına; başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulüne; 64.586,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; … tarafından dava şartı yokluğu nedeniyle verilen usulden ret kararının hukuka uygun olduğunu, sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe göre yetkili sağlık kuruluşunda düzenlenmediği gibi raporu düzenleyen heyette cildiye uzmanının bulunmadığını, müvekkili tarafından alınan özel tıbbi mütalaa ile başvuran tarafından alınan rapor arasındaki çelişki giderilmeden tazminat hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmadan aktüer hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faizin dikkate alınması gerektiğini, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün ve kendisinin kaza sırasında alkollü olması sebebiyle %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51,52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 87, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14 ve 30 uncu maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı TBK’nın 51 inci maddesinde, hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; aynı Kanunun 52 nci maddesinde (BK 44. mad.) ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminat tutarını indirebileceği veya tazminatı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Dosya kapsamında, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün alkollü olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının alkollü araç sürücüsünün aracına bilerek binmesi sebebiyle tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı, arkadaşının aracıyla düğüne gittiklerini, düğünden dönerken kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.