YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/27039
KARAR NO : 2022/10992
KARAR TARİHİ : 28.09.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesinden sonra Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacının araç alımı için anlaşması sonucu bakiye 28.000,00 TL bedel için senet verdiğini, bu senedin bedelini bankadan gönderdiğini, 37.000,00 TL’lik senedin 20.000,00 TL’sinin faizi ve komisyon ücreti ile birlikte 23.752,05 TL olarak Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/900 İcra sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, davacının icra dosyası kapsamında herhangi bir borcunun bulunmadığı için bunun tespiti için Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/80 Esas sayılı davayı açtıklarını, davacının icra dosyası ve mahkeme dosyası gereğince 32.772,22 TL para yatırdığını, davacının bu bedeli yatırabilmek için evini sattığını, kendi evinde aylık 600,00 TL kira bedeliyle kiracı olarak ikamet ettiğini, davalının tesis ettiği davadan dolayı borçlu olmadığının tespit edildiği ancak aradan 10 yılı aşkın bir sürenin geçtiği bu sürede maddi ve manevi bir zarar gördüğü, haklılığının yıllar sonra ortaya çıkmasına karşın duyduğu eleme karşılık 10.000,00 TL manevi, maddi olarak da 74.415,00 TL ve 15.585,03 TL faiz üzerinden zararının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu davanın takipten 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesine göre 1 yıl içinde, her durumda 10 yıl içinde açılması gerektiğini, Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/80 Esas, 2017/763 Karar sayılı dosyasında da davacının zararı oluşması durumuna karşılık %40 oranında tazminata hükmedildiğini, Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından zaten zarara yönelik bir karar verildiğini, aynı konuda tekrar dava açılmasının mümkün olmadığını, davalının bu bedeli de ödediğini, davacının icra takibi sebebi ile evini sattığını kiraya taşınmak zorunda olduğunu bu sebeple 123 aydır 605,00 TL kira ödediğini bu zararının da toplamda 74.415,00 TL olarak davalıdan talep ettiğini, davacının evini bu icra takibi sebebi ile sattığının bilinmesi mümkün olmadığını, manevi zarar talebinin de haksız olduğunu, davacının manevi zararı ve bunun şartlarının oluşmadığını, davacının kişilik haklarına bir saldırı söz konusu olmadığını, evinde haciz işlemi yapılmadığını belirterek davacının haksız, mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının açtığı maddi manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve özellikle HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 28/09/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.