Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/27224 E. 2023/5176 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/27224
KARAR NO : 2023/5176
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/886 D.İş
SAYISI : 2021/İHK-38192
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü – itirazın reddi
SAYISI : K-2021/112696

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir.

… kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.09.2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacı sürücünün yaralanarak malul kaldığını, davalının karşı taraf zorunlu trafik sigortacısı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 354 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 30.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 118.160,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmasını, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlemediğini, sigorta şirketine başvuru esnasında ibrazı zorunlu evraklar başvuruya eklenmediğini, geçerli bir başvuru yapılmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının asli kusurlu olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, ceza dosyası var ise akıbetinin araştırılmasını, sigorta şirketinin temerrüde düşürülmediğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek başvurunun reddini istemiştir.

III. … KARARI
…’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maluliyet tespitinin usulüne uygun şekilde yapıldığı, kusur ve aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, davacı kaza sırasında emniyet kemeri takmayarak zararın artmasına katkıda bulunduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporunda belirlenen miktardan %20 oranında indirim yapılarak, başvurunun kısmen kabulü ile 94.882,44 TL’nin 24.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmaması, davacının emniyet kemeri takmamasının maluliyete etkisinin araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, sigorta şirketine başvuru esnasında ibrazı zorunlu evrakların başvuruya eklenmediğini, geçerli bir başvuru yapılmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmasını, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan miktarın 1/5’i olması gerektiğini belirterek itiraz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
…’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının emniyet kemeri takmadığının belirlendiği, yaralanma kaburga ve akciğerlerde olduğundan davacının itirazının reddi

gerektiği, maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, kusur ve aktüer bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu, hesaplamanın Yargıtay içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kusur raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmamasını, davacının emniyet kemeri takmamasının maluliyete etkisinin araştırılması gerektiğini ve re’sen ele alınacak nedenlerle … kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, sigorta şirketine başvuru esnasında ibrazı zorunlu evrakların başvuruya eklenmediğini, geçerli bir başvuru yapılmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiği, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmasını, poliçe teminat kapsamında olmayan rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan miktarın 1/5’i olması gerektiğini, … kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve adli rapor gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun usulüne uygun olmasına, kusur bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca … kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “12.963,83 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.