Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/3306 E. 2021/4217 K. 06.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3306
KARAR NO : 2021/4217
KARAR TARİHİ : 06.07.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 07/11/2019 tarih 2019/İHK 16160 sayılı kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, 27/10/2018 tarihinde davalı … nezdinde kasko sigortalı olan 2 adet kamyon ve bunlara bağlı römorkların sanayi sitesinde park halindeyken çalındığını, müvekkilinin şehir dışında olduğundan çalınma olayından 05/11/2018 tarihinde haberdar olduğunu, derhal sigorta şirketi ve karakola başvuru yaptığını, davalı … şirketine 8/11/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, şirketin 20/12/2018 tarihli yazıları ile hasarın ödenemeyeceğini bildirdiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla onarım maliyeti alacağı 5.000,00 TL kasko bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 138.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvurunun kısmen kabulüne, 83.100,00 TL hasar onarım bedelinin 25/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte …Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya dair kısmın reddine, karar verilmiş; bu karara davacı vekili ve davalı vekili İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacının rizikonun gerçekleşme ihtimali olduğu durumlarda önlemeye veya azaltmaya artmasına engel olmaya ait yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle Sigorta Hakem Heyeti tarafından verilen 09/08/2019 tarih K-2019/63951 sayılı karara karşı başvuru sahibi vekili tarafından yapılan itirazın reddine, davalı … vekilinin yaptığı itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına, bu doğrultuda başvurunun reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1. maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi,
yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
TTK’nun 1448.maddesine göre sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkanlar dahilinde önlemler almakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise kusurun ağırlığına göre tazminattan bir indirim yapılır. Benzer bir düzenleme Kasko Genel Şartları B-2 de de yer almaktadır.
Somut olayda İtiraz Hakem Heyeti’nin 07/11/2019 tarih 2019/İHK 16160 sayılı kararında;”.. Dosya kapsamından anlaşıldığı gibi davacının araçlarını park ettiği korumasız alanda 15/06/2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında araçların akü ve elektrik aksamının çalınmış olmasına rağmen aynı yerde daha sonra korumasız olarak 4 ay daha bırakılması sonrası, 27/10/2018 tarihinde bu defa araçların çalınması nedeniyle meydana gelen olayda davacı taraf bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi rizikonun gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararı önlemeye azaltmaya artmasına engel olmaya ait yükümlülüklerini yerine getirmediğinin anlaşılması” nedeniyle sigorta şirketinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ise de; İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde belirtilen bu durumların yukarıda anılan maddeler uyarınca müterafik kusur sebebi sayılabileceği, somut olayda zararın tamamen teminat dışı kalmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığı anlaşılmakla, itirazların değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile başvurunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.