YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3342
KARAR NO : 2021/7724
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1- … vekilleri Av. …, Av. …
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15/10/2018 gün 2015/16850 Esas-2018/9051 Karar sayılı ilamında; “6098 sayılı TBK’nun 54/3. maddesi, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararları, haksız fiil sorumluluğu kapsamında tazmini gereken zararlar arasında düzenlemiştir. Davacıların da bu düzenleme gereği, davaya konu kazadaki yaralanmaları nedeniyle, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar, hatalı yapılmış olup, rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir. Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kaza tarihi 11.12.2009 olmasına rağmen, her iki davacı için de 2014 yılı Aralık ayına ait maaş bordrolarındaki gelir esas alınarak işlemiş dönem zararının tamamının bu miktar üzerinden hesaplandığı görülmektedir. Hesaplama yapılırken, davacıların kaza tarihindeki ve hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilerek saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacıların hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir. Bu durumda, mahkemece işlemiş dönem hesabında davacıların kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen gelirlerinin uygulandığı, hesap tarihinden sonraki dönem olan işleyecek dönem için davacıların bilinen son gelirlerinin uygulandığı ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile, 20/02/2020 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmak üzere; (usulü kazanılmış hak gereği) davacı … Konyar için 215.942,45 TL, davacı … için 285.680,84 TL, olmak üzere toplam 501.623,29 TL maddi tazminatın davalı … için olay tarihi olan 11/12/2009 tarihinden davalı … için ise dava tarihinden (sigorta poliçesiyle sınırlı kalmak kaydıyla) itibaren işleyecek yasal
faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile, davacı … Konyar için 10.000 TL, davacı … için 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Bakanlığından alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bozmadan önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas alınan 20/02/2015 tarihli aktüerya raporunda, davacılardan … için 215.942,45 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, … için 285.660,84 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplanmış; davacı taraf bu rapora itiraz etmemiş ve rapordaki bedel üzerinden davasını ıslah etmiş; mahkemece, ıslah doğrultusunda tazminata hükmedilmiş; (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamıyla, mahkemece işlemiş dönem hesabında davacıların kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen gelirlerinin uygulandığı, hesap tarihinden sonraki dönem olan işleyecek dönem için davacıların bilinen son gelirlerinin uygulandığı ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilmiş, tazminata ilişkin hüküm bu yönden bozulmuştur.
Bozma kapsamında yürütülen yargılamada maddi tazminat hesabı için yeniden alınan 20/02/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda, bozma ilamında değinildiği şekilde davacıların kaza tarihinden ve hesap tarihine kadar olan maaş bordroları dikkate alınarak rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmış; davacılardan … için 325.250,78 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, … için 367.763,57 TL sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplanmış; alınan bu son rapor mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiş ancak ilk kararın davacılar tarafından temyiz edilmemesi suretiyle davalı …’nın usuli kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle ilk karar ile verilen miktar üzerinden maddi tazminat davasının kabulüne, davacı … için 215.942,45 TL, davacı … için 285.680,84 TL olmak üzere toplam 501.623,29 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, sadece davalı …’nın temyizi üzerine ilk hükmün bozulduğu; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 20/02/2015 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı; bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 20/02/2015 tarihli rapor yönünden davalı … lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında, benimsenen 20/02/2020 tarihli ek hesap raporu hükme esas almaya elverişli değildir.
Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 20/02/2015 tarihli rapor yönünden davalı … lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, 20/02/2015 tarihindeki verilere göre, işlemiş dönem hesabında davacıların kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen gelirlerinin uygulanacağı, hesap tarihinden sonraki dönem olan işleyecek dönem için ise davacıların bilinen son gelirlerinin dikkate alınacağı göz önüne alınarak rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenlerine göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.