Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/3346 E. 2021/4628 K. 14.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3346
KARAR NO : 2021/4628
KARAR TARİHİ : 14.09.2021

MAHKEMESİ : İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl davada davacı vekili, müvekkiline sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı …’ın sürücüsü olduğu araç ile seyir halinde iken davalılar…’un sürücüsü, …’in maliki olduğu … plaka sayılı araç ile kazaya karıştığını, sigortalı …’ın yaralandığını ve tedavi giderleri karşılığı … Hastanesine 11.609,56 TL ödendiğini, kazanın meydana gelişinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu, SGK Başkanlığının da 6111 sayılı Yasa nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 11.609,56.- TL tedavi gideri bedelinin ödeme tarihi olan 22/11/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil şekilde tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, sürücü …’un vefat ettiğinin öğrenildiğini belirterek davalıların mirasçı sıfatı ile sorumluluklarının bulunduğunu, her iki davada fiili irtibat olması sebebiyle davanın İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/74 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 11.609,56.- TL tedavi gideri bedelinin ödeme tarihi olan 22/11/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davalılar vekili, 6111 sayılı Yasa ile yeniden düzenlenen 2918 sayılı K.T.K. 98. maddesi gereği sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının davalılardan talep hakkı bulunmadığını, kusur durumunu kabul
etmediklerini, terekenin borca batık olması sebebiyle mirası hükmen reddettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,2013/74 Esas sayılı asıl dava dosyasında; davalı SGK aleyhine açılan davada görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın görevli Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmakla işbu davalı yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, … aleyhine açılan davanın davadan önce işbu şahsın ölü olduğu anlaşıldığından davalı olabilme sıfatı bulunmadığından reddine, aracın maliki … ve işbu dosya ile birleşen İstanbul 18 ATM 2013/36-295 sayılı dosyasında; sürücü … mirasçıları … ve … aleyhine açılan davanın kabulü ile 11.609,56 TL’nin davacının SGK aleyhine açtığı 2013/302-280 sayılı dosyada SGK aleyhine verilecek karar ile tahsilde tekerrür etmemek koşulu ile 21/11/2012 tarihinden itibaren değişken oranda yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm birleşen davanın davalıları vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 02/05/2017 gün ve 2014/23016E.-2017/4899K. Sayılı ilamında özetle “Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı … tarafından sigortalısının tedavisi için Acıbadem Maslak Hastanesi’ne ödenen 11.609,56 TL (belgeli) tedavi giderinin piyasa rayici ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından talep edilen ve belgelendirilen tedavi giderleri 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesi kapsamında olup SGK’nın sorumluluğunda olduğundan, zarara neden olan aracın sigorta şirketinin, işletenin yanında davalı sürücüsünün(müteveffa) mirasçılarının da sorumluluğu olmayıp, hükmü temyiz eden birleşen davanın davalıları yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” şeklindeki gerekçesi ile karar bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, 2020/30 E. sırasına kaydolan asıl davada; davacının davalı SGK aleyhine açtığı davanın 31/10/2013 günlü celsede görev yönünden reddine karar verilerek dosyamızdan tefrik edilerek (46. ATM) 2013/302 E. – 280 karar sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın görevli İstanbul Sosyal Güvenlik Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmakla işbu davalı yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı … aleyhine açtığı davanın davalının ölü olması nedeniyle sıfat yokluğundan reddine, asıl dava dosyasında davacı … şirketinin davalı sigortalısına zarar verdiği ileri sürülen aracın maliki … ve işbu dosya ile birleşen İstanbul 18. ATM’nin 2013/36 E. – 295 K. sayılı dava dosyasında; davalılar … , … mirasçıları olan … ve … aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, 2013/74 Esas sayılı asıl dava dosyasında araç maliki … ile birleşen davada davalılar aleyhine davanın kabulüne karar verilmiş, karar birleşen davanın davalıları … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 02.05.2017 gün ve 2014/23016E.-2017/4899K. sayılı ilamı ile “…hükmü temyiz eden birleşen davanın davalıları yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” şeklindeki gerekçesi ile karar bozulmuş, asıl dava
dosyasında davacı … şirketinin davalı sigortalısına zarar verdiği ileri sürülen aracın maliki … ve işbu dosya ile birleşen İstanbul 18. ATM’nin 2013/36 E.-295 K. sayılı dava dosyasında davalılar … , … mirasçıları olan … ve … aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmiştir. 2013/74 Esas sayılı asıl dava dosyasında verilen kararı davalı …’in temyiz etmemiş olması karşısında mahkeme kararının adı geçen davalı yönünden kesinleştiği gözetilmeksizin, davalı … yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.