YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3407
KARAR NO : 2021/6532
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 02/08/2020 tarih, 2020/İHK-12997 sayılı kararın , süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili; kaza tarihini kapsar geçerli bir sigorta poliçesi bulunmayan aracın, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araçla çarpışması sonucu 26/01/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, … tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu, bakiye tazminat talebiyle yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100,00 TL bakiye işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvuru sahibinin zararının … tarafından Komisyona başvuru öncesi karşılandığı gerekçesiyle başvurunun reddine ,karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin yaptığı itirazın reddine, karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile tazminat istemine ilişkindir.
Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF 1931” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Somut olayda; 18/02/2020 tarihli aktüerya raporunda, davacı için muhtemel bakiye ömür süresinin, PMF 1931 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmek suretiyle bakiye tazminat hesabı yapıldığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alındığı;İtiraz Hakem Heyeti tarafından da, davaya konu edilen kazanın 26.04.2016 tarihindeki KTK değişikliğinden ve 0.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartlardan önce gerçekleştiğinden, hesaplamada PMF Tablosu’nun kullanılmasında bir isabetsizlik bulunmadığına karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere, Dairemizin içtihat değişikliği nedeniyle, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’nun kullanılması gerektiğinden, itiraz Hakem Heyeti’nin kabulü yerinde değildir. Ancak; Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 E.- 2020/40 K. sayılı kararı gereği, destek tazminatı hesabında, yeni … Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, uygulanmasının mümkün olmadığı Dairemizce kabul edilmektedir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi esasına dayanan pregresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapıldığı bilirkişiden ek rapor alınıp, KTK 111. maddesi gereği, öncelikle … tarafından ödeme yapılan 28/12/2018 tarihindeki asgari ücret dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak (arada fahiş fark bulunup bulunmadığı değerlendirilerek), ödemenin yeterli bulunması halinde davacının bakiye zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi; şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılarak, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı … tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilerek karar verilmesi gerektiğinden,İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.