YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3678
KARAR NO : 2021/4360
KARAR TARİHİ : 08.07.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın karşı taraf (davalı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Başvuru sahibi (davacı) vekili, müvekkilinin, trafik sigortası bulunmayan motosiklette yolcu iken davalı … Sigorta A.Ş.’ye trafik sigortalı aracın çarpması ile kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp toplam 60.156,89 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf (davalı) … vekili, meydana gelen kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hatır taşıması nedeni ile tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kısmen kabulü ile toplam 59.756,90 TL’nin tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı … vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem heyetince davalı … vekilinin itirazlarının kısmen kabul kısmen reddi ile hakem heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulü ile toplam 58.144,23 TL’nin tahsiline karar verilmiş; karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili,davacının motosiklette yolcu iken gerçekleşen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili, davacının meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş, hakem heyetince; müterafik kusur konusunda davaya cevap dilekçesinde ileri sürülmediği gerekçesi ile bu savunmaların reddine karar verilmiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK’nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece (somut olayda hakem heyetince), bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Davacı, motosiklette yolcu iken gerçekleşen kazada belinden ve dizinden yaralanmış, maluliyet oranının tespitine yönelik alınan raporda, diz eklem hareket kısıtlılığı nedeni ile de maluliyet oranı tespit edilmiştir.
Buna göre hakem heyetince, tazminata karar verilirken Karayolları Trafik Kanunu(KTK), Karayolları Trafik Yönetmelik hükümleri ve aracın özelliğine göre davacının meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının ve zarara etkisinin araştırılarak tartışılması, müterafik kusurun varlığı halinde Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nin 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı vekili davacının araçta hatır için taşındığını savunarak tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş, hakem heyetince; hatır taşıması konusunda delil sunulmadığı gerekçesi ile bu savunmanın reddine karar verilmiştir.
Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. TBK 51. madde vd gereğince, hâkim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Buna göre hakem heyetince bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması gerekmekte olup kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından, başvurunun kabulüne ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 8.358,74 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17. maddesi, 2. fıkrasında da, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi 2. fıkrası gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2),(3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine 08.07.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.