YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3761
KARAR NO : 2021/4435
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın reddine ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaya konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda davacının % 82 oranında malul kaldığını ve bakıcıya muhtaç hale geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL. bakıcı gideri tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacıya 15.864,85 TL. maluliyet tazminatı ödediklerini ve sorumluluklarının son bulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davacının maluliyetini gösteren 27.01.2017 tarihli raporda % 82 oranında maluliyet tespit edilmiş olmakla birlikte, maluliyete neden olan rahatsızlıkların bir kısmının (astım-kan yağındaki artış- çocukluktan kalan işitme kaybı- koah vs.) kazadaki yaralanma ile illiyet bağı bulunmadığının açıkça anlaşıldığı; anılan raporda evde bakım ücreti alamayacağı tespitinin de yapıldığı ve davacının sürekli bakım ihtiyacı içerisinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davaya konu kazadaki yaralanması nedeniyle bakıma muhtaç hale geldiğini iddia ederek, bakıcı gideri tazminatının tahsili isteminde bulunmuş; Hakem Heyeti tarafından, bakım ihtiyacının belirlenmesi konusunda araştırma yapılıp rapor alınmadan, davacının sunduğu raporda bakım ihtiyacına ilişkin tespit bulunmadığı ve iddia edilen maluliyet oranının belirlenmesindeki birtakım rahatsızlıkların kazadaki yaralanma ile illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar” denilmek suretiyle, bedensel zarar halinde, zarar görenin talep edebileceği zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup, bedensel zarar sonucu doğan
bakım ihtiyacı ve bunun için yapılacak giderin de madde kapsamında olduğu açıktır. Uğranılan bedensel zarar nedeniyle doğan bakım ihtiyacı ve yapılacak bakıcı giderinin doğru tespiti açısından ise, bakım ihtiyacının boyutunun belirlenmesi önem arzetmektedir.
Somut olayda; davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle, iyileşme sürecinde (geçici) ve tedavisinin bitiminden sonra sürekli bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, varsa bu ihtiyacın oranı ve süresi konusunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın, bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir. Davaya konu kazada, davacının sol kolunda oluşan kesi nedeniyle “ulnar sinir motor duyu hasarı ve baş parmakta hissizlik” oluşacak biçimde yaralandığı, sunulu uzman doktor bilirkişi heyeti raporuyla saptanmıştır. Yaralanmanın mahiyeti dikkate alındığında, davacının bakım ihtiyacının doğabileceği görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle; dosyada eksik kalan tedavi belgeleri de temin edildikten sonra, davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle duyacağı geçici süreli ve sürekli bakım ihtiyacı ve yapılacak bakıcı giderinin tespiti bakımından, adli tıp uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp, davacının geçici ve sürekli bakıcı gideri (davalı trafik sigortacısının sorumluluğunda olduğundan) talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.