Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/3783 E. 2021/5464 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3783
KARAR NO : 2021/5464
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının idaresindeki motorsiklete çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda davacının yaralanıp % 35,2 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL. tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 08.10.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 60.115,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; 22.03.2019’da davacıya yapılan 181.094,60 TL’lik ödeme ile sorumluluklarının son bulduğunu, kusur ve maluliyet ile zararın tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile sürekli işgücü kaybı, geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 60.115,00 TL. tazminatın 07.05.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, olaya ilişkin ceza davasında alınan, oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunun karara esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine; 05.10.2019 tarihli aktüer raporunun, davacının SGK hizmet döküm cetvelindeki gelirini esas alarak hesaplama yaptığı dikkate alındığında, tazminat hesap biçiminde hatalı bir yön bulunmamasına; uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici işgöremezlik zararının trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına; davacının kazadaki yaralanmasının niteliği gözetildiğinde, müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir bir nedenin bulunmamasına göre, davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.03.2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 35,2; davalının adli tıp uzmanı ve ortopedi uzmanından oluşan heyetten aldığı 27.04.2019 tarihli raporda ise % 27 olarak belirlenmiştir. Anılan her iki rapor da davacının muayenesiyle ve aynı yönetmelik ekindeki cetveller kullanılarak düzenlenmiş olmakla birlikte; davacının muayene sonuçları (kazadaki sağ dirsek kırığı nedeniyle oluşan dirsek eklem hareket açıklık dereceleri) noktasında farklı tespitler içermektedir. İki raporun farklı maluliyet oranı belirlemesinin temel nedeninin, sağ humerus kırığı nedeniyle dirsek eklem hareket açıklık derecelerinin farklı esas alınması olduğu; Hakem Heyeti’nce karara esas alınan 28.03.2019 tarihli raporu veren heyetçe davacının bizzat muayene edilmeyip özel hastanede yapılan 06.02.2019 tarihli muayene sonuçlarının esas alındığı; davalının aldığı 27.04.2019 tarihli raporu veren heyetin ise davacıyı 27.02.2019 tarihinde bizzat muayene ederek rapor düzenlediği görülmektedir. Bu tespitler karşısında; birbirinden fahiş derecede farklı maluliyet oranı belirleyen iki raporun tanzimine esas alınan muayene tarihleri arasında 21 gün gibi kısa bir sürenin bulunduğu da dikkate alındığında, raporlar arasındaki açık çelişkinin giderilmesi zorunluluğu bulunduğundan, İHH tarafından bu konuda yapılan inceleme eksik olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacının bizzat muayenesi de yapılarak, kaza ile illiyet bağı içindeki rahatsızlıklara dair maluliyet oranını 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile ekindeki cetvellere göre belirleyen, dosyadaki raporlar arası çelişkiyi gideren, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4-Davacının maluliyet oranının usulünce belirlenmesinden sonra yeniden tazminat hesabının yapılması ve davalının davadan önceki ödemesinin yeterliliğinin denetlenmesi gerektiğinden, davalı vekilinin KTK’nın 111/2. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; (4) nolu bentte açıklanan yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.