YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3850
KARAR NO : 2021/5254
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda başvurunun kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine dair verilen 21/02/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; 19/12/2017 tarihinde davalıya … poliçesi ile sigortalı… plakalı davacının yolcu olarak bulunduğu aracın yapmış olduğu tek taraflı gerçekleşen davacının yaralandığı trafik kazasında %33 malul kaldığını belirterek şimdilik 5.100,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bedel arttırım dilekçesi ile talebini 118.874,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı için 95.099,20 TL tazminatın 23/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1 – Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne, 01/06/2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, Hakem Heyetince hükme esas alınan … Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 25/06/2019 tarihli hükme esas alınan engelli sağlık kurulu raporunda davacının yaralanmaya bağlı olarak %33 maluliyet tespitinde hangi yönetmeliğin esas alındığı belli değildir. Kazanın meydana geldiği 19/12/2017 tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Bu nedenle hakem heyetince yapılacak iş, bu Yönetmelik hükümlerine uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar vermektir. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı tarafından yapılan müracaat neticesinde davalı tarafından yapılan hesap sonucunda 109.000 TL iş göremezlik tazminatı dava açılmadan önce 01/11/2018 tarihinde davacıya ödenmiştir.
Hükme esas alınan 2/12/2019 tarihli aktüer raporu ile %33 maluliyet oranına göre 123.711 TL olarak hesaplanmıştır. Hesaplanan bu bedel üzerinden uygulanan %20 müterafik kusur indirimi sonrası sigorta şirketince yapılan ödemenin güncellenmiş hâli ile mahsubu sonucu davacının zararının 95.099,20 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf, davadan önce davalı tarafından ödenen 109.000 TL’nin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir.
Hakem heyetinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, anılan biçimde herhangi bir hesaplama yapılmamış sadece hesap tarihindeki verilere göre hesaplanan bedelden, davalı ödemelerinin güncel değerlerinin düşülmesiyle yetinilmiştir. Rapor bu yönden hükme esas almaya elverişli olmadığından, bu rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3 – Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.