YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3983
KARAR NO : 2021/6271
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, 06/06/2013 tarihinde davacının, resmi polis motosikleti ile seyir halinde iken plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın aniden önüne çıkması ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeni ile yaralandığını ve malul olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; ıslah ile sürekli iş göremezlik tazminatını 245.616,00 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatını 4.383,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince 245.616,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21/02/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince başvuranın itirazının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tarihi 06/06/2013 günü düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacı motosiklet sürücüsünün, plakasını alamadığı bir aracın kendisini sıkıştırdığını ve bu nedenle direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilen motosikletten savrulduğunu beyan etmesi üzerine, bahse konu aracın olay yerinde olmaması nedeniyle kusur dağılımının yapılamadığı belirtilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu 2013/137632 esas ve 2013/58008 sayılı kararı ile mağdur davacının yaralanmasında üçüncü şahısların kasıt ve ihmallerinin bulunmadığı, davacının tek taraflı olarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesine bağlı gerçekleşen kazanın kendi kusurundan kaynaklandığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinde alınan 25/04/2019 tarihli trafikçi bilirkişi kusur raporunda, olaya ilişkin görüntü ve başka bilgi olmadığından olayın kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde gerçekleştiği kabul edilerek, davacının plakası tespit edilemeyen bir araç tarafından sıkıştırılması neticesinde kazanın meydana geldiği buna göre davacının kusursuz olduğu, belirtilen meçhul aracın ise tam kusurlu olduğu tespit edilmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince iş bu rapor esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Somut olayda, davacının kaza tespit tutanağındaki beyanları esas alınarak düzenlenen kusur raporuna göre karar verilmiş olması nedeniyle yapılan inceleme ve araştırma yetersiz olup, kusur raporu bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacının soruşturma aşamasında verdiği ifade eldeki dosyada bulunmadığından bu ifade ile kaza tespit tutanağındaki beyanı karşılaştırılarak bu konuda bir inceleme yapılamamış;
O halde, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, Savcılık soruşturma dosyası (varsa olay yeri CD görüntüleri de olmak üzere), davacının polis memuru olduğu gözetilerek varsa bağlı olduğu kurum tarafından davacıya yapılan ödemeleri de kapsayan tahkikat dosyası getirtilerek, dosyanın İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, davacının beyanları, Savcılık Soruşturma dosyası ile eldeki davada alınan bilirkişi raporunun, birlikte irdelenip tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 06/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.