Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4330 E. 2021/4806 K. 16.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4330
KARAR NO : 2021/4806
KARAR TARİHİ : 16.09.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda başvurunun reddine dair verilen kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, 28.03.2014 günü davacının eşinin idaresindeki davalıya trafik sigortalı (…) motosiklet ile meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının eşinin vefat ettiğini, davacının ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiş; 26.08.2019 tarihli dilekçesi ile talebini 186.034,94 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, sigorta şirketinin sorumluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, murisin asli kusurlu olması nedenle tazminat istenemeyeceğini, aksi kabul edilecekse müterafik kusurun araştırılması gerektiğini ileri sürerek başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; destek asli ve tam kusurlu olmakla söz konusu zararın trafik sigortası sorumluluğunda bulunmadığı kanaati ile başvurunun reddine karar verilmiş; karara, davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; itirazın kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılarak başvurunun kabulü ile 186.034,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.01.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; itirazın kabulüne dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle ölenin yakının, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 45/2. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53/3.) maddesi gereği, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine, bir kısmını da eş, çocukları ile ana ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Ancak, destek almaktan vefat, evlilik ya da destek alma ihtiyacının sona ermesi gibi nedenlerle çıkan kişinin payı diğer destek alanlara aktarılarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, karara esas alınan hesap bilirkişi raporunda müteveffanın annesinin destek payı ayrılmadan hesaplama yapıldığı, davalı vekilinin de bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile rapordaki aleyhe hususlara itiraz ettiği görülmektedir. Müteveffaya ait güncel nüfus kayıtları incelendiğinde, desteğin babasının 20.06.1993 tarihinde vefat ettiği, annesinin ise sağ olduğu anlaşılmakla, bu durumda, mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak desteğin annesinin de hayatta olduğu gözetilmek suretiyle yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının destek payının yeniden değerlendirilmesi ve sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek) bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de;
Somut olayda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı yararına davalı aleyhine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Sigortacılık Yasası 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Karar yılında yürürlükte olan 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. Maddesinde; “(1) Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda bu Tarife hükümleri uygulanır.
(2) Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmü düzenlenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında ücrete hükmedilmesi (hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretin altında kalmadığı da dikkate alınarak) gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.