YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4440
KARAR NO : 2021/6037
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … … Sigorta A.Ş aleyhine 14/06/2018 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun reddine dair verilen kararın davacı vekilinin itiraz başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve hak düşürücü süre nedeniyle başvurunun reddine dair verilen 27/02/2019 tarih ve 2019/İHK-2217 sayılı kararın davacı vekilince süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR
Davacı vekili; 26/10/2010 tarihinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuruyla davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralanarak ayağını kaybettiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 14/06/2017 tarihli raporuna göre sol bacağını diz altından kaybetmesi nedeniyle % 47.2 oranında malul kaldığını, protez giderleri için … 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/658 esas sayılı dosyasında açtıkları davanın derdest olduğunu, zaman içinde meydana gelen maluliyet artışının eldeki davanın konusu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli … göremezlik, 200,00 TL geçici … göremezlik olmak üzere toplam 5.200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 04/10/2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 53.328,53 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; aynı taleple açılan ve sulh ile sonuçlanan bir dava bulunması nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiği, kaza nedeniyle 29/03/2011 tarihinde 41.741,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme sonrasında davacı tarafından … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/306 esas sayılı dosyasında açtığı davada sulh olunduğunu ve 09/05/2012 tarihli ibraname gereğince 64.000 TL asıl alacak ve ferileriyle birlikte toplam 78.078,00 TL 21/05/2012 tarihinde ödeme yapıldığını, ibraname tarihi üzerinden 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, … 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/658 esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, davacının talebi üzerine … 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/282 D. … sayılı dosyasında alınan raporda davacıya % 20 kusur atfedildiğini, bu nedenle kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini belirterek başvurunun reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; 29/08/2018 tarihli bilirkişi raporu uyarınca bakiye maluliyet tazminatı alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; 21/05/2012 tarihli ibraname üzerinden 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak hak düşürücü süre yönünden başvurunun reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/306 esas sayılı dosyasında karşılıklı anlaşılmış ise de bu anlaşmadan sonra davacının maluliyetinin artarak yeni zararların ortaya çıktığı, ibranamenin konusunun maluliyet artışıyla ilgili olmadığı, ödemenin güncellenmiş değerinin poliçe limitinden düşülmesi halinde limit kapsamında 58.868,53 TL alacağın bulunduğu, alınan hesap raporunun hatalı olduğunu belirterek temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya trafik kazası nedeniyle hasar dosyasından 41.741,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin eksik ödeme olduğu iddiasıyla davacı tarafından … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/306 esas sayılı dosyasında … Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesinden alınan % 32 oranında maluliyet raporu uyarınca açılan davada tarafların uzlaşarak sulh oldukları ve düzenlenen 09/05/2012 tarihli ibraname uyarınca 21/05/2012 tarihinde davalı tarafından 64.000,00 TL asıl alacak ve ferileriyle birlikte toplam 70.078,00 TL ödeme yapıldığı, davacı vekilince eldeki davada protez giderleri için … 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/658 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan 14/06/2017 tarihli raporda sol diz altı ampütasyon nedeniyle % 47.2 oranında maluliyet tespit edildiğini ve artan maluliyetinin bulunduğunu belirterek geçici ve sürekli … göremezlik tazminatı talep edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, alınan bilirkişi raporu uyarınca bakiye maluliyet tazminat alacağı bulunmadığından talebin reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyetince de davacının itirazı üzerine davacının 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesine göre iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde bakiye maluliyet tazminatı talep etmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Dosya kapsamından davacının başvuru dilekçesinde trafik kazası nedeniyle … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/306 esas sayılı dosyasında %32 maluliyet nedeniyle açtıkları davada davalıyla yapılan anlaşma sonucu sulh olunduğunu, daha sonra protez gideri için … 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/658 esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan 14/06/2017 tarihli ve % 47.2 oranlı rapor uyarınca maluliyetinin arttığını beyanla, artan maluliyet iddiası ile tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
a)818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. 818 sayılı Kanun’un 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanaşımı süresi ile olağanüstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir.
Buna karşılık, özel bir kanun hükmünün ayrı bir zamanaşımı süresi öngördüğü tehlike sorumluluklarında 818 sayılı Kanun’un 60. maddesi uygulanmaz. 2918 sayılı
Kanun’un 109. maddesinin 1. fıkrasında “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar” hükmüne, yine aynı Kanun’un 2. fıkrasında ise “dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir” hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı Kanun’un 111. maddesinin 2. fıkrası ise yapılan ödemenin yetersiz kaldığı iddası karşısında önem arz etmektedir.
Artan maluliyet oranı ve gelişen yeni durum nedeniyle zamanaşımı süresinin başlangıcı ise bu yeni durumun ortaya çıktığı tarih olup davacı vekilince de artan maluliyet oranına ilişkin tazminat talep edildiğine ve sigorta şirketince yapılan ödemenin ilk kalıcı sakatlığa ilişkin olduğu da gözetildiğinde, düzenlenen ibranamenin artan maluliyet oranını kapsamadığı ve her halükarda bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda 2918 sayılı Kanun’un 109. maddesinde düzenlenen 10 yıllık uzun zamanaşımı ve ceza (uzamış) zamanaşımı süresinin de dolmadığı gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b)Davacının artan maluliyete ilişkin talebi bulunmasına ve bu talebin yanında geçici … göremezlik ve başvuru formunda geçici … göremezlik ve tedavi süresince bakıcı gideri talebi bulunması karşısında; davalı … nezdinde açılan hasar dosyasının (ödeme dekontlarıyla birlikte davalı tarafça yapılan ödemelerin hangi taleplere ilişkin olduğu, ödemelere dayanak maluliyet raporları ile hesap raporlarının) eksiksiz olarak getirtilmesi, daha sonra dosyada bulunmayan %32 oranında olduğu belirtilen maluliyet raporu ile davacının eldeki dosyaya sunduğu 14/06/2017 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun %47.2 oranındaki maluliyet raporu irdelenmek suretiyle davacının kaza nedeniyle artan maluliyetinin bulunup bulunmadığının, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti için Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu değerlendirme yapılmadan 2918 sayılı Kanun’un 111. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süresinin geçtiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 04/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.