YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5289
KARAR NO : 2021/9402
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili, davalı … şirketlerine kaskolu çekici ve römorkun park edilen yerden çalındığını Kasko sigortası kapsamında meydana gelen zararın fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere şimdilik … marka çekicinin 85.000,00 TL bedelinin davalı … Sigorta AŞ’den, römorkun 40.000,00 TL bedelinin davalı … AŞ’den temerrüd tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Şirketi vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince olayın teminat dışı olduğu gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiş, davacı vekilince karara itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK’nun 1409. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi
Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamından rizikonun ihbar edildiği şekilde gerçekleşmediği sigortalının iyiniyet kurallarına aykırı olarak ihbarda bulunduğu kanaati ile çalınma olayının iddia edilen şekilde meydana geldiğinin ispatlamadığı, bu nedenle olayın teminat dışı kaldığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiş ,İtiraz Hakem Heyetince başvuran vekilinin itirazı reddedilmiştir.
Somut olaya bakıldığında,davacı ile dava dışı eşi … ve dava konusu aracı birlikte park ettiği belirtilen … … hakkında … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/12/2015 tarih ve 2015/466E-2015/844K saylı kararında “Sanıklardan … adına kayıtlı … plaka sayılı çekici ile…plaka sayılı römorkun çalınmadığı halde çalındığından bahisle şikayette bulunarak suç uydurma fiilini işlediklerinden bahisle sanıklar …, … ve … … hakkında TCK 271/1 maddesi gereğince cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de, sanıkların alınan savunmalarından ve toplanan delillerden sanık … adına kayıtlı dorse ve çekicinin park edildiği yerden çalındığı, aracın dava açılıncaya kadar ve kovuşturma aşamasında da bulunamadığı, sanıkların çalınan aracın bulunmasına yönelik yapmış oldukları başvuruların aracın bir internet sitesinde satışa konu edilerek fotoğrafının yayınlanmasının sanıkların isnat olunan suçu işlediklerine yeterli delil teşkil etmeyeceği, çekici ve dorsenin çalınmadığına dair dolayısıyla sanıkların suç uydurduğuna dair soyut iddia dışında sanıkların müsnet suçtan cezalandırılmalarına yeter somut delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatlerine”karar verilmiştir.Davalı … şirketi hırsızlık olayının şüpheli olduğunu iddia etse de, dosyaya buna ilişkin somut bir delil sunamamıştır. Böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü sigortacıya düşmektedir.
O halde, aracın sigortalının iddia ettiği gibi çalınmadığının soyut iddialarla değil ancak somut delillerle kanıtlanması gerektiğinden, davalı … şirketince ortaya konulan deliller ispat yükünü tersine çevirecek derecede somut nitelikte olmadığından, oluşan rizikonun ve davacının zararının teminat kapsamında olduğu kabul edilip, davacının gerçek zararı hesaplattırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.