YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5358
KARAR NO : 2021/7913
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda Uyuşmazlık Hakem heyetince verilen kısmen kabul kararına karşı davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem heyetince verilen itirazın kabulüne dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili şirkete ait aracın karıştığı çift taraflı kazada, karşı araçta yolcu olarak bulunan dava dışı … ve araç maliki …’in maddi ve manevi zararına yönelik Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlanan davada aleyhine hükmedilen tazminata ilikin olarak Sakarya 4. İcra MüdürlüğüNün 2018/1758E sayılı dosyasına ödediği 60.702,12TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan rücuen tahsili talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulü ile 23.628,52TL tazminatın 29/05/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile … Sigorta AŞ den tahsili ile başvurana ödenmesine, başvuranın fazlaya ilşkin (manevi tazminat dahil) 47.073,48TL’lik talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili karara itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, İtirazın kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına yeniden hüküm tesisine buna göre; Başvuranın rücuen alacak davasının kısmen kabulü ile 44.184,02TL’nin 29/05/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile … Sigorta AŞ’den tahsili ile davacıya ödenmesine, 16.518,00TL faiz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1-Dava, davacıya ait aracın karıştığı çift taraflı kazada, davacının, karşı araçta yolcu olarak bulunan dava dışı … ve araç maliki …’in maddi ve manevi zararına yönelik Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlanan davada aleyhine hükmedilen ve ödediği tazminatın kendi ZMM sigortasından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacının ödemesinin dayanağını oluşturan Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/861E-2017/9K sayılı kararı incelendiğinde; davacımıza karşı maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığı; karar içeriğinden eldeki davanın davalısı olan … Sigorta A.Ş’nin o davada davalı sıfatının olmadığı gibi davanın ihbar da edilmediği anlaşılmaktadır.
Eldeki davanın davacısı tarafından, anılan maddi/manevi tazminat davasında verilen hükme dayanılarak tazminat ödemesi yapıldığına ve bu ödeme gereği de davalıya rücu edilmek istendiğine göre; davalı …Ş’nin tarafı olmadığı ve savunma yapma imkanı bulamadığı davada alınan bilirkişi raporlarıyla bağlı olduğunun kabulü, T.C. Anayasası’nın 36/1. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenen adil yargılanma, savunma yapma ve hukuki dinlenilme haklarını ihlal edeceği; bunun önlenmesi bakımından ise, tazminat miktarları yönünden yeniden rapor alınmasının gerektiği izahtan uzaktır.
İfade edilen tüm bu sebeplerle; davalının tarafı olmadığı davada alınmış raporların, o raporlara karşı itirazda bulunma ve delil gösterme hak ve imkanı olmayan davalıyı bağlamayacağı; mevzuatımızda yer alan adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakları gerekleri dikkate alınarak;karşı araçta yolcu olan … ve araç maliki …’in trafik kazasından kaynaklı tazminat alacağı miktarının hesaplanması bakımından, Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/861E-2017/9K sayılı dosyasının getirtilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasından sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 02/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.