YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5470
KARAR NO : 2021/5690
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 01.06.2017 tarihinde trafik sigortası olmayan motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkillerinin desteği Muhammed’in karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini belirterek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, Suad Hacömer için 20,00 TL, … için 40,00 TL,… için 10,00 TL,… için 10,00 TL, … için 10,00 TL, … için 10,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinekarar verilmesini talep etmiş, talebini Adnan için 60.211,00 TL’ye, Suad için ise 80.765,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; taleplerin kabulü ile … için 60.211,00 TL ve … için 80.765,00 TL tazminatın 15.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,diğer başvuranların taleplerinin reddine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatına istemine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda; davacıların desteği motosiklette yolcu olduğu, kaza tespit tutanağında kask takılı olup olmadığının belli olmadığı, ancak trafik kazası sonucu kafa travması meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili, kask takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği itirazında bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetince kask takılıp takılmadığı kanıtlanamadığından dolayı itirazı yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. Destek Muhammed’in ölü muayene tutanağına göre, kafa travmasına bağlı beyin içi kanama ve ödem nedeniyle yaygın beyin hasarı sonucu solunum ve kalp durması sonucunda vefat etmiştir. Buna göre,İtiraz Hakem Heyetince desteğin kafasından darbe aldığı anlaşılmakta olup müterafik kusurunun varlığı kabul edilerek davacılardan %20 oranında indirim yapılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.