YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5755
KARAR NO : 2021/7890
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 24/05/2019 tarihli dilekçe ile kasko sigorta sözleşmesine dayalı alacak istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine dair verilen 30/12/2019 tarih ve 2019/İHK-20470 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR
Davacı vekili başvurusunda; 27/01/2019 tarihinde davalı … şirketine kasko sigortalı aracın dava dışı …’ın elindeyken çalındığını, …’a kanunun belirlediği şekil ve şartlarda satış yapmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi uyarınca haricen yapılan satışın geçersiz olup …’ın araç maliki sıfatını kazanmadığını, ancak davalının hasar taleplerini reddettiğini belirterek, belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın ihbarın yapıldığı 28/01/2019 tarihinden itibaren başlayarak 30 günün sonundan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiş; 25/09/2019 tarihli dilekçesiyle talebini 47.000,00 TL ye yükselterek avans faizi işletilmesini istemiştir.
Davalı vekili; sigortalı araçta menfaat değişikliği meydana geldiğini ve bu durumun müvekkiline bildirilmediğini, Ali Bilkay’a aracın tüm yetkilerle birlikte fiilen de terk edildiğini, sadece noterden satışının yapılmadığını, kasko sigortasında teminat altına alınan menfaatin de sigortalı tarafından bu kişiye devredildiğinin anlaşıldığını belirterek, başvurunun reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; iddia, savunma ve toplanan delillere göre 2918 sayılı Kanun’un 20/d maddesi gereğince noterlerce yapılmayan her türlü araç satış ve devrinin geçersiz olduğu, aracın halen başvuru sahibi adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 47.000,00 TL nin 30/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karara, davalı vekili itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının reddine karar verilmiş; karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı yararına 5.520,00 TL tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiş; davalı … vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine ilişkin yapmış olduğu itirazı reddedilmiştir.
Sigortacılık Kanunu 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17. maddesinde; “(1) Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda bu Tarife hükümleri uygulanır.
(2) Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmü düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 21/10/2019 tarih, K-2019/81547 sayılı kararının (3) numaralı bendinde yer alan “5.520,00 TL” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “2.725,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 01/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.