YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5809
KARAR NO : 2021/7004
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 10/01/2018 tarih ve 2018/İHK-250 sayılı itirazın reddine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan … plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında, araç içerisinde yolcu olan davacıların desteği …ın vefat ettiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere her bir davacı için 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında dava değerini toplam 125.850,81 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile davacılardan … için 112.850,81 TL, davacılardan… için 13.500,62 TL olmak üzere toplam 125.850,81 TL’nin 04/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçeye, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, taşıma kapasitesi (istiap haddi) aşılarak davacının araca binmesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöndeki itirazı aracın trafik poliçesinde kullanım tarzı sürücü dahil 9 kişi olarak belirtildiğinden istiap haddinin üzerinde yolcu taşınmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ancak dosyada kazaya karışan aracın ruhsatı bulunmamaktadır. Ayrıca yine araca ait trafik poliçesinde yolcu kapasitesi 5 kişi olarak belirtilmiştir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, araç ruhsatının dosya arasına alınması ve buna göre koltuk sayısının belirlenmesi, araçta bulunan kişilerin kimlik bilgilerine göre nüfus kayıtları getirtilerek yaşları belirlendikten sonra İTÜ Öğretim Üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmelik hükümlerine ve aracın özelliğine göre yolcu taşıma kapasitesinin aşılıp aşılmadığı ve aşılmış ise bunun kazanın meydana gelmesine etkili olup olmadığı hususlarını irdeleyen gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) 2918 sayılı KTK’nın 87/1. maddesinde “Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir” düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu’nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup böylesi durumda 6098 sayılı TBK’nın 51. (818 sayılı BK’nın 43.) maddesi uygulama alanı bulacaktır.
Davalı taraf, müteveffanın kazaya karışan ve davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araçta hatır için taşındığını belirterek karar itiraz etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından sürücünün kazaya karışan araçta taşıdığı kişilerin akrabası olduğu gerekçesiyle hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.
Somut olayda, müteveffa yolcu konumundadır. Araç sürücüsü soruşturma dosyasındaki ifadesinde “Yüksekova ilçesine Hakkari ilinden gelen misafirlerini götürmek amacıyla yola çıktığını” beyan etmiştir. Şu durumda, araç sürücüsünün, müteveffanın yararına olacak şekilde hatır için taşıdığının kabulü gerekmekte olup tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
c) Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacılardan … için 112.850,81 TL tazminatının davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı … yararına tam ve nispi olarak 11.738,01 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a, b ve c) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddinde, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.