Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/6618 E. 2021/11005 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6618
KARAR NO : 2021/11005
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 14/08/2020 tarih ve 2020/İHK-11784 sayılı itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili, 05/03/2018 tarihinde davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını kalıcı maluliyet için şimdilik 5.001,00 TL’nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bedel arttırım dilekçesi ile talebini 55.163,87 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 55.163,87 TL tazminatının 19/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, müterafik kusur indirimi yönünden itirazın kabulüne, sair itirazların reddi ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile %20 müterafik kusur indirimi ile 44.131,89 TL maddi tazminatın 19/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikle davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi (2) numaralı fıkrasının (a) bendine göre “sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar” için Güvence Hesabına başvurulabilir.
Dosyanın incelenmesinde, davacının … plakalı motorsikletin sürücüsü olduğu anlaşılmaktadır. Davacı sürücünün polis merkezi amirliğinde verdiği ifadesinde özetle “..27/02/2018 günü saat 18:00 sıralarında kullanmış olduğu motosiklet ile Hz. …Bulvarından İslambey istikametine seyir halinde olduğu, … kavşağına geldiğinde trafik ışığının kendisine yeşil yanması ile Düğmeciler kavşağına dönmek üzere kavşağa girdiğinde, … Caddesinden gelen plakasını alamadığı bir aracın sol yan tarafından çarptığını, çarpmanın etkisi ile takla attığını, savrulduğunu, çarpan aracın … Caddesine doğru uzaklaştığını, kaza yerine gelen ambulansla hastaneye gittiğini..” beyan etmiştir.
Dosya kapsamından; kaza tespit tutanağının bulunmadığı, davacının olaydan yaklaşık 6 gün sonra 05/03/2018 tarihinde kolluğa ifade verdiği, ifadesi sonrası kolluk görevlileri tarafından olayın geçtiği mahalde ve çevresinde yapılan araştırmada … bankasına ait güvenlik kamerası kaydında bahse konu kazanın görülmediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-a maddesi gereğince Güvence Hesabına başvurulabilmesi için kazaya plakası belirlenemeyen bir aracın neden olduğunun kanıtlanması gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince karara esas alınan kusur raporunda davacının beyanlarına itibar edilerek plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, ancak resmi belge niteliğinde olan bir kaza tespit tutanağı tutulmadığı, olaydan 6 gün sonra şikayetçi olunduğu, olayın gerçekleştiği saat de nazara alındığında olayın bir görgü tanığının bulunmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde dava konusu kazanın dava dışı ve plakası tespit edilemeyen aracın kusurundan kaynaklı olarak meydana geldiği hususunun somut olarak ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda; kazaya plakası belirlenemeyen bir aracın neden olduğunun somut olarak ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.