YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6645
KARAR NO : 2021/10274
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 17/05/2014 tarihinde müvekilinin içinde yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı … şirketine … ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve %24 oranında malül kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.000,00Tl maddi tazminat ve 1.413,50TL rapor ücretinin tahsilini dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini dava değerini 95.801,00TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 94.388,00TL sürekli iş göreemzlik ve 1.413,00TL rapor ücreti olmak üzere toplam 95.801,00TL maddi tazminatın 27/11/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı … şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş , hükme karşı davalı vekilince itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulü ile UHH kararının düzeltilmesine buna göre başvurunun kısmen kabulü ile 45.594,00TL bakiye tazminat ile 1.413,00TL rapor ücreti olmak üzere toplam 47.007,00TL tazminatın 27/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK. 50. maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK. 51. maddesi uyarınca ve aynı yasanın 142. maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir.
Somut olayda 17/05/2014 tarihli kaza tespit tutanağına göre davalı … şirketine sigortalı kamyonun sürücüsü …,araç ile seyri sırasında aynı istikamette önünde seyreden davacının yolcu olduğu kamyonun arka kısmına kendi kamyonunun ön kısmıyla çarpmış ve bu kazanın meyadana gelmesinde davalı aracın sürücüsü 2918 sayılı KTK 56/1 maddesine göre “önünde giden aracı güvenli ve yeterli mesafeden izlememe
kuralını ihlal ettiği”için kusurlu bulunumuş, davacının yolcu olduğu araç ise aynı kanunun 47/1-c maddesine göre” trafik işaret levhası ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymama kuralını” ihlal ettiğinden kusurlu bulunmuştur.
Bu kazada davalı aracın sürücüsü … vefat etmiştir. Türkoğlu Asliye Ceza mahkemesinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü … sanık sıfatı ile …’ın taksirle ölümüne sebeb olma suçundan yargılanmış mahkemece ” sanığın taksirli mesuliyetinden söz edebilmek için yasanın taksirli sorumluluk için aradığı taksir unsurunun sanık açısından ortaya çıkmadığı, zira sanığın somut olayla teredüte yer bırakmayacak şekilde açık ve kesin bir eyleminin tespit edilelemediği yine taksir olarak kabul edilebilecek mahiyette bir manevi unsurunun gerçekleşmediği nitekim sanığın dikkatsiz ve özensiz hareketinden somut olay bakımından söz etmeye olanak bulunmadığı nitekim Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 2012/8012 esas 2012/562 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere müteveffanın sevk ve idaresindeki araç ile sanığın sevk ve idaresindeki araca arkadan çarpması sonucu olayın gerçekleşmiş olduğu, bu bağlamda yine sanığın yaşanan ölüm olayı bakımından öngörülebilir bir durumla karşılaşmadığı,olay bakımından mevcut durum karşısında ihmal etmiş olduğu bir dikkat ve özen yükümlülüğünün bulunmadığı, nihayet taksirli sorumluluk için gereken şartların açıklanan nedenlerle oluşmadığı kanaatine varılmakla sanığın yargılamanın her aşamasında birbiriyle uyumlu, tutarlı, ikna edici ve samimi beyanları ile tüm dosya kapsamı karşısında sanığın suç işlemeye dönük taksir mahiyetinde dahi bir kusurunun olmadığı vuku bulan olayda eylemde kusursuz olduğu”gerekçesi ile …’nın beraatine karar verilmiş işbu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, zararın tümünü davalı aracın asli ve tam kusurlu olduğu iddiası ile davalıdan talep etmiş yine ıslah dilekçesi ile müşterek müteseslil sorumluluk gereği zararının tamamını davalı … şirketinden istemiştir.Davacı yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunması söz konusu olmadığı gibi davalının kazaya ilişkin tam kusursuzluk durumu da bulunmamaktadır. Davacı yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe, kusur oranına dayandığı ileri sürülemez.
O halde İtiraz Hakem Heyetince davalının zararın tümünden sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davacının başvurusunun reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.