YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6651
KARAR NO : 2021/10912
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 03/09/2013 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 41.000,00 TL maddi tazminatın(bakıcı gideri ve biyonik protez kol) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvurunun usulden reddine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından başvuran vekilinin itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına; dava şartı yokluğu nedeniyle usulde reddine dair karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafından kaza nedeniyle oluşan maluliyeti nedeniyle oluşan protez gideri ve bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat talep edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince,sigorta kuruluşunun 29/09/2014 tarihinde ödeme yaptığını,işbu başvurunun ise 13/04/2017 tarihinde olduğunu belirterek talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmişse de,dosyada ödeme yapıldığına dair banka dekontu olmasına rağmen KTK 111/2 anlaşma veya uzlaşma yapıldığını gösterir ibraname,protokol bulunmadığından bu gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi yerinde bulunmadığı, sözkonusu 22/10/2013 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu raporunda başvuru sahibinin %56 oranında özürlü olduğu belirlenmişse de;başvuru sahibinin işbu uyuşmazlık konusu olan bakıcı gideri ve biyonik protez kol taleplerine yönelik hiçbir değerlendirme ve tespit yapılmadığı, rapor başvuru sahibinin bakıcı gideri ve biyonik protez kol ihtiyacı olduğunu kanıtlar nitelikte olmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Davacı başvuru dilekçesinde, bakıcı gideri ile protez giderine ilişkin maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosya içerisine sunduğu maluliyet raporunda ise %56 oranında sürekli maluliyetinin olduğu, trafik kazasına bağlı olarak sağ el crush sendromu radius ulna fraktürü parmaklarda amputasyon 1. falanks bileğe eklendiği anlaşılmaktadır. Buna göre,davacının davaya konu kaza neticesinde maluliyetinin olduğu ve İtiraz Hakem Heyetince de bilirkişi incelemesi yapılabileceğine göre davacının taleplerini karşılayan rapor alınması gerekirken dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılacak iş, davacının davaya konu kazaya ilişkin tüm tedavi evrakları getirtilerek uzman doktor bilirkişi heyetinden alınacak raporda davacının kaza neticesinde bakıcıya ihtiyaç olup olmadığı, ihtiyacı var ise ne kadar süre bakıcıya ihtiyaç duyacağı ve kazaya ilişkin maluliyeti nedeniyle protez gideri talep edip edemeyeceği, talep etmesi halinde ne kadar protez giderinin olacağı belirlendikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.