Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/6845 E. 2022/50 K. 10.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6845
KARAR NO : 2022/50
KARAR TARİHİ : 10.01.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 19/02/2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 23/09/2020 tarih ve 2020/İHK-18028 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 17/01/2018 tarihinde davacının yolcu konumunda olduğu ve …’i olmayan aracın, dava dışı araçla karıştığı araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin %32 oranında malul kaldığını, trafik sigortası olmayan araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya bakiye tazminatın ödenmesi için yapılan başvurudan olumlu netice alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 14/05/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 138.119,81 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; 18/06/2019 tarihinde asgari ücret üzerinden hesaplanan 99.694,00 TL tazminatın ve daha sonra gönderilen ücrete ilişkin belgelerin incelenmesi sonucu 2.753,66 TL net ücret üzerinden hesaplanan 23.080,00 TL ek tazminatın 15/11/2019 tarihinde davacıya ödenerek zararın karşılandığını, müvekkilinin ibra edildiğini, alkollü ve ehliyeti olmayan sürücünün kullandığı araca binilmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 102.086,00 TL tazminatın 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının reddine dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazası sonucu bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacının … Genel Müdürlüğü Dış Yayınlar Dairesi Başkanlığında yapım ve yayın elemanı unvanıyla çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının maluliyetine ilişkin olarak alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim
Dalı Başkanlığının 11/01/2019 tarihli raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %32 ve tıbbi iyileşme süresi 12 ay olarak belirlenmiştir. Davacının memur olması halinde iyileşme dönemindeki zararı, varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeler kadardır. Dosyada davacının memuriyetine ilişkin bir araştırma yapılmamıştır. Davacının çalışamadığı bu dönemde maaşını almaya devam ettiği dosyaya sunulan 12 aylık maaş bordrolarından anlaşılmasına karşın, kaza tarihi olan 17/01/2018 tarihinden itibaren 12 aylık iyileşme dönemine ilişkin tazminat hesabı yapılması ve bu dönemin hesaplamaya dahil edilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda, davacının memur ya da işçi statüsünde olup olmadığı araştırılarak, memur olması halinde iyileşme süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kaldığı ek ödemeler, döner sermaye gelirleri gibi ek gelirleri araştırılıp çalışmadığı dönem hesabında (varsa) bu gelirler esas alınmak suretiyle, işçi olması alinde ise geçici iş göremezlik süresi için ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak hesaplama yapılması için rapor düzenleyen bilirkişiden ek aktüerya raporu alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3) Davacının talep edebileceği tazminatın hesaplandığı ve hakem heyeti kararına esas alınan 12/05/2020 tarihli aktüer raporunda, kaza tarihi (17/01/2018) ile rapor tarihi arasındaki süre olan işlemiş dönem bakımından, davacının gelirleri belli olup hesaplamada bu gelirin esas alınması gerekirken, 2018 yılı maaş bordrolarındaki net maaş bilgisinden 12 aylık ortalaması 2018 yılı bilinen dönem hesabında dikkate alındığı, 2019 yılı için ise bu net maaşa %4 artış uygulanarak ilk altı aylık dönem, haziran 2019 yılı maaşına %5 artış uygulanarak ikinci altı aylık net maaş tahmininde bulunulduğu, tahmini 12 aylık net maaş toplamının 12 aylık ortalaması 2019 yılı bilinen dönem hesabında dikkate alındığı, 2020 yılı için de aynı şekilde 2019 aralık ayı için tahmin edilen net maaşa %4 artış yapılarak 2020 yılı için ilk 6 aylık net maaş ortalaması tahmininde bulunularak hesaplama yapıldığı görülmektedir. Somut gerçekliğin bulunduğu durumda varsayımlara göre hesaplama yapılamayacağından, bilinen dönem hesabı hatalı olup, bu rapora göre karar verilemez.
Açıklanan nedenle; davacının kaza tarihi ile hesaplamanın yapıldığı 12/05/2020 tarihleri arasındaki bilinen döneme ilişkin eksik maaş bordroları temin edilerek, bordrolarındaki gelire göre bilinen dönem hesabının yapılması; bilinmeyen/işleyecek devre (12/05/2020 tarihinden sonrası) hesabın ise 12/05/2020 itibariyle bilinen son gelir esas alınarak hesaplanması için rapor düzenleyen bilirkişiden (karar sadece davalı tarafça temyiz edildiği ve ilk karara esas alınan 12/05/2020 tarihli rapor bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan işlemiş/işleyecek devrenin bu rapor tarihine göre belirlenmesiyle) ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar korunarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 13. ve 17. maddeleri gereğince, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.