Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/6895 E. 2021/10511 K. 16.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6895
KARAR NO : 2021/10511
KARAR TARİHİ : 16.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen 19/09/2018 günlü kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 10/11/2018 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının sevk ve idaresindeki araç arasında meydana gelen çift taraflı kaza sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.460,00 TL. sürekli iş göremezlik ve 3.540,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 10.000,00 TL’nin işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 187.721,36 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; alınan maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; başvurunun kabulü ile 191.261,36 TL’nin 01/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … şirketinden tahsiline karar verilmiş; bu karara, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davalının itirazının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere
Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen ve başvuru sırasında dosyaya sunulan 09/04/2018 tarihli raporda, davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle %44.2 oranında malul olduğunun belirlendiği, davalı vekili tarafından bu rapora itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti’nce, … Medikal Danışmazlık Adli Tıp Adli Bilimler Merkezi’nden maluliyet oranın tespiti için kaza tarihinde yürürlükte olan 30/3/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca rapor alınması yönünden ara karar tesis edildiği ve bu ara karara itiraz edilmediği gerekçesiyle medikal rapor düzenleyen özel bir merkezden maluliyet raporu alındığı ve İtiraz Hakem Heyeti’nce hükme esas alınan raporda davacının maluliyet oranının % 30 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar İtiraz Hakem Heyetince başvuru sırasında sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmemesi nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte olan 30/3/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca rapor alınması yönündeki kararı doğru ise de; raporun içeriği hüküm kurmak için yeterli değildir.
Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra gerekiyor ise muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, travma sonrası stres bozukluğunun aynı oranda süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği tespit edilerek yönetmeliğe uygun olarak oluşturulacak heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.