Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/7190 E. 2021/11475 K. 30.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7190
KARAR NO : 2021/11475
KARAR TARİHİ : 30.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davanın kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 26/08/2019 tarih, 2019/İHK-10534 sayılı itirazın kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına davanın reddine, dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 29/09/2009 tarihinde müvekkilinin yolcu olduğu davalı tarafından sigortalanan aracın kazası neticesinde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden ticari faizi ile davalıdan tahsili isteminde bulunmuş, talebini 16/04/2019 tarihli dilekçe ile 151.442,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun zamanaşımına uğradığını belirterek reddini savunmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 30/12/2021 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinde(TBK 72. maddesi); “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.
Şukadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur.” ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesinde “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” Düzenlemeleri yer almaktadır.
Yine TTK’nun 1420 ve 1482 maddesinde sigorta sözleşmesinden doğan talep haklarının hangi sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. TTK’nun 1420. Maddesinde “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler alacağın muaccel olacağı tarihden başlayarak 2 yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler herhalde rizikonun gerçekleştiği tarihten başlayarak 6 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar hükmü bulunmaktadır. İstisna tutulan TTK’nun 1482. maddesinde ise sorumluluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren 10 yıl da zamanaşımına uğrar esasını getirmiştir.
Şu halde kaza tarihinin 29/09/2009, maluliyet rapor tarihinin 13/11/2017 ve başvuru tarihinin 18/01/2019 olduğu, kaza neticesinde yaralanmanın aynı zamanda suç teşkil ettiğinden uzamış zamanaşımının 8 yıl olması ve maluliyetin başvuran tarafından öğrenildiği tarih dikkate alındığında yukarıda yasal düzenlemede belirtildiği üzere tazminat istemine ilişkin zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken itiraz hakem heyetince davanın zamanaşımından reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesi ile sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
KARŞI OY
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinde (TBK 72. maddesi); “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.
Şukadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur.” ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesinde “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” Düzenlemeleri yer almaktadır.
Aynı şekilde zamanaşımından reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesi ile sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.