Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/727 E. 2021/5971 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/727
KARAR NO : 2021/5971
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “…Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 08/12/2011 tarihli ilk karar, Dairemizin 21/06/2012 gün, 2012/7333 esas ve 2012/11045 karar sayılı ilamı ile, rücuen tazminat davalarında zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu, zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden başlayacağı ve davanın açıldığı tarih itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu ve eldeki davada bu süresinin dolmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine karar verilmiş; direnme kararı üzerine de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 28/02/2018 gün, 2017/4-2035 esas ve 2018/418 karar sayılı ilamı ile ödeme tarihinden dava tarihine kadar bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuş ise de davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine bu defa Hukuk Genel Kurulunun 07/02/2019 gün, 2018/4-645 esas ve 2019/87 karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin isteminin Kanun’dan doğan alacak olduğu kabul edildiğine ve bu istemin rücuen alacak veya rücuen tazminat ile ilgisi bulunmadığına göre, 818 sayılı BK’nun 60. maddesinde (6098 sayılı BK’nın 72. maddesi) yer alan zamanaşımı kurallarının uygulanma imkânı olmadığı gibi, Kanun’dan doğan bu dava için ayrıca zamanaşımı süresi öngörülmediği dikkate alındığında, 818 sayılı BK’nun 125. maddesindeki (6098 sayılı BK’nın 146. maddesi) 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği belirtilerekyerel mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davalının temyiz itirazlarının esastan incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir….” denilerek, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Ekonomi Bakanlığı bünyesindeki “Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü” …’na devredildiğinden, mahkemece, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının usule uygun biçimde davaya dahil edilip taraf teşkilinin sağlandıktan sonra davaya devam edilmesi gerekirken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı aleyhine sonuçlandırılmasının doğru görülmediğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra, davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına 04/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.