YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/910
KARAR NO : 2022/17925
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki İİK madde 89/1 gereği sorumluluğun yerine getirilmesine dayalı maddi tazminat davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/03/2019 günlü kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davacı takip alacaklısı tarafından dava dışı takip borçlusuna alınan ihtiyati haciz kararı gereği Yozgat 2. İcra Müdürlüğünün 2017/2202 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğunu, icra takibi ile birlikte, alınan ihtiyati haciz kararı gereğince 09.06.2017 tarihinde dava dışı borçlunun 3. kişilerden olan hak ve alacaklarının tahsili için haciz müzekkeresi yazıldığını, bu kapsamda davalı 3. kişiye de İİK’nun 89/1 maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi gönderildiğini, gönderilen haciz ihbarnamesinin davalı bankanın genel merkezine 20.06.2017 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalının aynı tarihli yazısı ile haciz ihbarnamesinin bankalarının … şubesine gönderilmesi gerektiği belirtilerek cevap verildiğini, aynı tarihte … şubesine gönderilen haciz ihbarnamesinin de, banka çalışanı …’e 21.06.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, bankanın 28.06.2017 tarihli cevabi yazısında ise özetle … şubesinde dava dışı borçlunun hesabına rastlanıldığını, ilgili hesabın 351 no’lu ek hesabında 64,86 TL, 353 no’lu ek hesabında 0,07 TL, 65000 no’lu ek hesabında ise 31.891,33 TL mevcut olduğunu, ilgilinin aynı zamanda banka borçlusu olduğunu ve hesabındaki tutarın 25.695,00 TL’sinin müşteri ile banka arasında imzalanan sözleşme gereğince rehinli olduğunu bildirdiğini, ancak haciz ihbarnamesinin davalıya tebliği tarihinden 1 gün sonra, 22.06.2017 tarihinde dava dışı borçlunun hesabına yüklü bir miktar ödemenin yapıldığı aynı gün de ödemenin hesaptan çekildiği, davalının 21.06.2017 tarihinde öğrendiği haciz işlemine rağmen 22.06.2017 tarihinde yatan paradan davacı takip alacaklısına bahsetmeyerek davacıyı alacağın tahsil imkanı anlamında zarara uğrattığını, dava dışı borçlu şirketin hesaba yatan parayı çekerek kullandığını, davacının ise alacağını tahsil edemediğini belirterek maddi zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davayı kabul etmediklerini, dava dışı borçlu ile davalı 3.kişi arasındaki temlik sözleşmesi gereği davalının rehin hakkının olduğunu ve bu rehin hakkının 08.12.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığını, davalının sorumluluğunun sadece haciz ihbarının tebliğ alındığı tarihteki hak ve alacaklara yönelik olduğunu, hesap hareketleri incelendiğinde bankanın temlik sözleşmesi kapsamında hareket ettiğinin görüleceğini, kaldı ki davalı tarafından 6.261,29 TL üzerine haciz şerhi işlendiğini, bu nedenle davanın temel dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine ve davacının %15’den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı bankanın sorumluluğunun haciz yazısının ulaştığı tarih itibariyle belirlenebileceği, haciz yazısının tebliğ tarihinden önce hesapta bulunması ve söz konusu para üzerinde haciz uygulanmaması halinde sorumluluğuna gidilebileceği, haciz yazısının geldiği günden sonraki günlerde hesaba para giriş çıkışı olmasında davalı bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve özellikle davanın, davacının, dava dışı borçludan olan alacağının tahsili için, davalı bankaya İİK’nun 89/1 maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamesine rağmen, davalının, dava dışı borçluya ödeme yapmak suretiyle, alacağın tahsil imkanını ortadan kaldırdığından bahisle tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından gönderilen haciz ihbarnamesinin davalı bankanın … şubesine 21.06.2017 tarihinde usule uygun tebliğ edildiği, dava dışı borçlunun hesabına 22.06.2017 tarihinde 675.629,89 TL para yatırıldığı ve aynı gün paranın çekildiği, bu durumda davalı bankanın sorumluluğunun başladığı ancak dava dışı borçluya ait söz konusu hesap üzerinde davalı ile dava dışı borçlu arasında imzalanan Akyurt 1. Noterliği’nin 03.12.2015 tarihli ve 06852 yevmiye numaralı onayını taşıyan temlik sözleşmesine göre, dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak alacaklarının bir kısmının bankaya temlik edildiği, yine aynı taraflar arasında 08.12.2015 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi’ne istinaden iki ayrı Mevduat Rehni Sözleşmesi’nin düzenlenmiş olduğu, bu nedenle davalı banka lehine dava dışı borçlunun hesabında rehin hakkına dayalı öncelikli bir hakkın mevcudiyeti dikkate alınarak davanın reddi gerekeceği, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinin yazılı gerekçesi doğru olmamakla birlikte kararın sonuç itibariyle doğru olması gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 27.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.