YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/932
KARAR NO : 2022/15399
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen muvazaa nedeni ile işlemin iptali davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekili ile davalılar … vekili ve davalı … vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; Bingöl iş adamları tarafından kullanılan Bingöl ili, … ilçesi 338 Ada, 5 Parsel ve 971 m2’lik taşınmazın, 23.07.2016 tarih, 29779 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı KHK gereğince kapatılan kurum ve kuruluşlar arasında yer alan yıldırım eğitim vakfına ait iken daha sonradan 17/100 hissesinin 01.12.2015 tarihinde Selahattin oğlu …ğ’a, 17/100 hissesinin aynı tarihte … oğlu …’a, 33/50 hissesini 01.12.2015 tarihinde … oğlu …’a ve 33/50 hissesini 11.05.2016 tarihinde …. oğlu ….’ya satıldığını, dava konusu taşınmazın maliki bulunan Yıldırım Vakfının Fetö terör örgütü ile iltisakı tespit edilerek kapatılan kurumlar arasında yer aldığını, bu taşınmazın KHK kapsamında kapatılan Bingöl iş adamları derneğinde üye olan ve Fetö ile bağlantıları olan şahıslara satıldığını, satış sözleşmesinin muvazaalı olduğunu belirterek taşınmazın … adına tescilini talep etmiştir.
Davalı … vekili; müvekkili hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı gibi diğer davalılarla bir bağlantısının da olmadığını, inşaat sektöründe şirket sahibi olarak çalıştığını, dava konusu taşınmazı satın almasının nedeni taşınmazın miadını doldurmuş olması nedeniyle yıkıp yeniden yapmak istediğini, müvekkili açısından muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; müvekkilinin Bingöl iş adamları derneğine üye kaydının nasıl yapıldığını bilmediği, üyelik işleminin iradesi dışında yapıldığını, hain terör örgütü ve uzantıları ile müvekkilinin herhangi bir ilişkisinin olmadığı, hakkında konuya ilişkin soruşturma da olmadığını, taşınmaz satış bedelinin resmi senette daha düşük gösterilmiş olmasının yapılan satışın tamamen muvazaalı olduğunu göstermeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; davalının Fetö/Pyd üyesi olmadığını, diş hekimi olarak görev yaptığını, yatırım amaçlı taşınmazın alındığını taşınmazı ödeyebilecek güçte olduğunu, muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davalılar … ve … yönünden adı geçen her iki davalının da KHK ile kapatılan Bingöl İş Adamları Derneği’ne aynı tarihte üyelik kayıtlarının yapıldığı ve aynı tarihte üyelik kaydının silindiği, dolayısıyla bu davalılar yönünden satış işlemlerinin muvazaalı olduğu, ancak davalı … yönünden ise bu davalının aleyhinde yürütülen herhangi bir soruşturma olmadığı gibi Bingöl İş Adamları Derneği’ne de üyeliğinin bulunmadığı, Türk Medeni Kanunu’nun 1023. Maddesi uyarınca ”Tapu Siciline Güven” ilkesi gereği bu taşınmazı kazandığı anlaşıldığı gerekçeleri ile; davanın kısmen kabulü ile, …’a ait Bingöl İli …. ilçe, … Mahallesi, 338 ada 5 parsel’de bulunan taşınmazın 3. Kat 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62 nolu bağımsız bölümler üzerinde bulunan % 17’lik payına ilişkin tapu kaydının iptali ile Yıldırım Eğitim Vakfının 667 sayılı KHK ile kapatıldığı gözetilerek … adına tesciline, …’a ait Bingöl İli …. ilçe, … Mahallesi, 338 ada 5 parsel’de bulunan taşınmazın 3. Kat 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62 nolu bağımsız bölümler üzerinde bulunan % 17’lik payına ilişkin tapu kaydının iptali ile, Yıldırım Eğitim Vakfının 667 sayılı KHK ile kapatıldığı gözetilerek … adına tesciline, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılar … vekili ve … vekili istinaf itirazında bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; 6100 sayılı HMK 353/1-b.3 maddesinde “3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” hükmünün yer aldığı, buna göre ilk derece mahkemesince yapılmayan gerek davacı idareye 689 sayılı KHK hakkında yapılan yazışma gerekse Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığına 675 sayılı KHK kapsamında taşınmazı ilk satın alan … hakkında yapılan yazışma kapsamında, yapılması gerekli eksikliklerin tamamlandığı, ilgili madde gereği yapılan araştırma sonucu madde hükmü gereği yeniden esas hakkında hüküm verilmesi gerektiği görülmekle ilk derece mahkemesince verilen hükümde bir değişiklik yapılmadan gerekçede bu husus da belirtilerek yeniden bu şahıs hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre; davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına ve aşağıda dökümü yazılı 146,181,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar … ve …’dan alınmasına 24.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.