Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/10873 E. 2022/17159 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10873
KARAR NO : 2022/17159
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, … tarafından davanın kısmen kabulüne ve … tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R

Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza sonucunda bu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp % 9 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 09.12.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 71.460,84 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; işleten değişikliği nedeniyle zarardan sorumlu olmadıklarını, maluliyet ve kusur ile zararın kapsamına itiraz ettiklerini, tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
… tarafından; davanın kısmen kabulü ile 57.168,67 TL tazminatın 25.07.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, … tarafından, itirazın reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, davalının sorumluluğunu doğuran trafik sigorta poliçesinin son bulmasını gerektirecek biçimde işleten değişikliği olmadığı dikkate alındığında, davalının zarardan sorumlu olduğuna ilişkin kabulün yerinde görülmesine; davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre belirleyen 01.07.2019 tarihli uzman doktor bilirkişi heyeti raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine; davalının temerrüt tarihinin usulünce belirlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. KTK’nın 86/1. maddesi gereği ise, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı açıktır.
… tarafından, kazaya karışan araç sürücülerinin kazadaki kusur durumlarının belirlenmesi bakımından herhangi bir araştırma yapılıp rapor alınmadığı; kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı gerekçesiyle, tam kusur üzerinden hesap edilen tazminatın hüküm altına alındığı görülmektedir.
Kaza tespit tutanağında; davalıya trafik sigortalı aracın, yerleşim yeri içindeki kontrolsüz kavşaktan sağa dönüş yaparken, düz seyreden araçlara ilk geçiş hakkını vermeme nedeniyle asli kusurlu ve davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespiti yapılmıştır. Ancak; bu tutanakta, davacının içinde bulunduğu aracın kontrolsüz kavşağa girişi sırasında hızını yol durumuna (kavşak kolundan yola girebilecek araç olup olmamasına) göre ayarlayıp ayarlamadığı hususunda bir tespit yapılmadığı ve davalı vekilinin de kazada sürücülerinin tamamen kusursuz olduğunu savunduğu görülmektedir.
Tutanaktaki tespitler ve kazanın oluş biçimine göre, yerleşim yeri içinde ve kontrolsüz kavşak bağlantısı da olan yolda seyreden davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün daha dikkatli olması, kavşak bağlantı noktasına yaklaşırken hızını düşürmesi ve trafiği de kontrol ederek kavşağa giriş yapmasının gerekip gerekmeyeceği; bu ihtimalde dahi bu kazanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve davacının bulunduğu araç sürücüsünün hızı ve kavşağa giriş biçiminin kazada etkisi olup olmadığının belirlenmesi gereklidir. Bahsedilen bu tespitlerin yapılması ise, uzman bilirkişiden kusur konusunda rapor alınmasını gerektirdiğinden, İHH kararı eksik incelemeye dayanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; trafik güvenliği konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden, dosya kapsamı ve kaza tespit tutanağı ile saptanan olay yeri özellikleri dikkate alınarak kazada davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün kusuru bulunup bulunmadığı hususunda gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.