YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12517
KARAR NO : 2023/521
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/447 E., 2020/480 K.
SAYISI : KIT-2020/342
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
SAYISI : K-2019/33127
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan istinaf incelemesi sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince … kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.04.2018 tarihinde davacının kullandığı motorsiklete dava dışı otobüsün çarpması sonucu davacının malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 50.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatı ile rapor ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 305.997,01 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartlarının oluşmadığını, başvurunun usul ve kanuna aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 305.997,01 TL sürekli maluliyet tazminatının 12.12.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, kusur raporunun hatalı düzenlendiğini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, SGK’ dan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin ancak 1/5 oranında olabileceğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “karara dayanak olarak alınan maluliyet raporunda maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğuna dair ibarenin yer almadığı, maluliyetin sürekli olup olmadığının belirlenmediği ve raporun evrak üzerinden düzenlendiği” gerekçesiyle itirazın kabulü ile … kararının kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1…. Kararına süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesinin 2019/4649 E., 2020/436 K. sayılı ilamı ile; “…davacı vekili tarafından sigorta tahkim komisyonuna başvurulmadan önce davalı … şirketine ardından da sigorta tahkim komisyonuna Özürlülük Ölçütü, sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş rapor ile başvuruda bulunulduğu konusunda uyuşmazlık olmadığı, hak aramanın özünü kısıtlayabilecek nitelik taşıyan biçimde sunulan raporun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığına ilişkin gerekçeyle başvurunun usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, bu itibarla sigorta kuruluşuna dava açılması için öngörülen dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığında görevli öğretim üyeleri tarafından düzenlenen raporun ilgili yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği…” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
… yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile “…ara karar ile alınan kusur raporuna göre davacının % 25, karşı araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu, yine istinaf kararından sonra davacının yüksek lisans yaptığı, dövme sertifikası aldığı, halen bir işte çalışmadığının tespit edildiği gerekçesiyle % 22,6’lık maluliyet oranı, % 75 kusur oranı üzerinden 125.332,71 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen … kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu kazanın oluşumunda kusurunun olmadığını, müvekkilinin diplomalarını dosyaya sunduklarını, Milli Eğitim Bakanlığı’ ndan alınmış olan emsal ücretin dikkate alınması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek … kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurunun olmadığını, başvuruda eksik belgelerin olduğunu bu nedenle de … kararının hukuka uygun olduğunu, maluliyet oranının yüksek belirlendiğini ve raporun usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, davacının kask takmaması nedeniyle kusur indirimi yapılması ve yeni bir aktüer raporu alınması gerektiğini belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri,Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki 2/a-b bent ve davalı vekilinin (3) nolu bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ;
a. Davalı … kazaya neden olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91’inci maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre, sigortalının aracın işletilmesi nedeni ile zarar görenlere ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ve faizi ödemesi gerekir. Somut olayda davacının maluliyetine neden olan sigortalı aracın ruhsat kayıtları dosya içinde bulunmakta olup buna göre aracın ticari araç olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi yerinde değildir.
b. Davacı vekili; müvekkilinin üniversiteyi bitirdiğini akabinde resim alanında tezli yüksek lisans yaptığını, pedagojik formasyon eğitimi aldığını ve dövme uygulayıcısı olarak Mesleki Yeterlilik Belgesi aldığını belirtmiştir. Maddi tazminatın doğru biçimde hesaplanabilmesi bakımından, davacının mezun olduğu branşla ilgili bir işte çalışmaya başlaması halinde net gelirinin ne olabileceğinin doğru biçimde saptanması önem taşımaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacının bahsi edilen eğitim alanlarında mesleğine göre emsal gelir araştırması yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından da mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirin ne kadar olabileceği, mesleğine göre yılın tamamında çalışıp çalışamayacağı gibi hususların sorulması, gerektiğinde bu hususta davacı hakkında kolluk araştırması ve bilirkişi incelemesi yapılarak davacının gerçek gelirinin tespiti ile sonucuna göre hesaplama yapılması gerekirken yetersiz araştırma ile asgari ücretten hesap yapan rapora göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 19.04.2018 tarihinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik yürürlüktedir. Somut olayda; yaralanmanın büyük bir kısmının alt ekstremiteye ilişkin olduğu ancak heyette yönetmelikte aranan ortopedi uzmanının yer almadığı ve raporun tıbbi evraklar üzerinden hazırlandığı anlaşılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2/a-b) bendinde yer alan sebeplerle davacı vekilinin, (3) numaralı bendinde yer alan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
17.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.