YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13421
KARAR NO : 2022/17329
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafından yapılan itirazının kısmen reddine ve davacı vekili tarafından yapılan itirazın kabulüne dair verilen 28.08.2020 günlü karar temyiz edilmiş,Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/3490 Esas-2021/3966 Karar sayılı 30.06.2021 tarihli bozma kararı sonrası İtiraz Hakem Heyetince davanın usulden reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 10.04.2018 tarihinde davalıya sigortalı … plakalı araç ile davacının sürücüsü olduğu … plakalı arasında gerçekleşen ve davacının yaralandığını en az %10 kalıcı maluliyeti olduğunu fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 15.000,00 TL kalıcı maluliyet taleplerinin yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, talebini bedel artırım dilekçesi ile 69.213,27 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta … tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davanın kabulüne
karar verilmiş; karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta … tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara davalının itirazının reddine ve davacının itirazının kabulü ile faizin avans faizi olarak değiştirilmesine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/3490 Esas-2021/3966 Karar sayılı 30.06.2021 tarihli kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunda yönetmeliğin hatalı olduğu, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca rapor alınması geketiği ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı gerekçeleriyle karar bozulmuştur. Bozma kararına uyan İtiraz Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiş, karar taraflar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, … kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesini içermektedir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14.04.2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’i, 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi hakkında Yönetmelik’ine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda sigorta şirketine başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bozma kararı sonrası … tarafından 06.06.2022 tarihli ara kararla maluliyet raporu alınması için 30 gün kesin süre verilmiş, davacı tarafından 06.07.2022 tarihinde e-mail ile İtiraz Hakem Heyetine gönderdiği İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 04.07.2022 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde düzenlendiği gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddi ile sair itiraz nedenlerinin incelenerek davalının kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3.545,97 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.