YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14170
KARAR NO : 2023/5024
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/212 E., 2022/552 K.
HÜKÜM/KARAR : Asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına / Karşı davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle manevi tazminata ilişkin dava ve karşı davada asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleşen asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Sağlık Eğitim Merkezi’nde başhekim olarak görev yaptığını, merkezde uzman doktor olarak görev yapan davalının fiziki saldırısına ve hakaretine maruz kaldığını belirterek 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; Sağlık Eğitim Merkezi’nde başhekim olan davacı ile davalı arasında olay tarihinde çıkan tartışmada davalıyı yaraladığını ve olaydan sonra davalının yokluğunda Eğitim Merkezinde diğer hekim ve çalışanlar huzurunda ”şerefsiz” demek suretiyle davalıya hakaret ettiğini belirterek 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.02.2014 tarihli, 2014/11205 Esas ve 2015/7672 Karar sayılı ilamı ile asıl davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın 13.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı dava yönünden ise, her ne kadar karşı davacının gıyabında tarafına hakaret edildiği hususu tanık beyanları ile desteklenmekte ise de, tanık beyanlarının yer ve zaman birliği oluşturacak ve olayı somutlaştıracak nitelikte olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Daire’nin 10.06.2015 tarihli, 2014/11205 Esas ve 2015/7672 Karar sayılı ilamı ile ”…Dava dosyasının incelenmesinde; aynı eğitim merkezinde görev yapan tarafların olay tarihinde tartıştıkları, birbirlerini basit tıbbi müdahale ile iyileşebilir şekilde darp ettikleri ve her iki tarafında yaralama eylemi nedeniyle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/645 Esas sayılı ceza dosyasında cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca dava dosyası kapsamında; karşı davacı …’nun, asıl davacı tarafından kendisine, meslektaşları ve eğitim merkezi çalışanları huzurunda gıyabında hakaret edildiği iddiasına yönelik olarak dinlenen tanıkların, … tarafından karşı davacı …’ya ”şerefsiz ”’ demek suretiyle hakaret ettikleri şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır. Gerek dosya kapsamından, gerekse ceza dosyası kapsamından, davacı ve davalı tarafın olay tarihinde tartıştığı ve tarafların birbirlerini basit şekilde yaraladıkları, ayrıca karşı davacının karşı davalının hakaret eylemine maruz kaldığı sabittir. Mahkemece, sübut bulan karşı davalı …’in eylemleri karşısında karşı davacı … yararına uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken istemin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir” şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur.
Mahkemenin 07.06.2016 tarihli, 2016/180 Esas ve 2016/322 Karar sayılı ilamı ile asıl dava kesinleştiğinden bu yönde yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2014/11205 Esas 2015/7672 Karar sayılı bozma ilamına direnilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Hukuk Genel Kurulu’nun 04.11.2021 tarihli, 2017/4-1481 Esas ve 2021/1340 Karar sayılı ilamı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki delillere, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429 uncu maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava kesinleştiğinden bu yönde yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden ise verilen direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/4-1481 Esas 2021/1340 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, davacı-karşı davalının eylemlerinin de karşı davacının kişilik haklarına saldırın niteliğinde olduğu anlaşılmakla olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek karşı davalı yönünden ifa imkansızlığı doğurmayacak karşı davacı yönünden zenginleşme yaratmayacak nitelikte kabul edilen 2.000,00 TL manevi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ve olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların meslekleri, maddi durumları ve toplum huzurundaki konumları dikkate alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci maddesi (6098 sayılı TBK’nın 49 uncu maddesi).
3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı-karşı davalı … ve davalı-karşı davacı … yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.